Amerikali Turk

ABD’nin Göçmenlik Politikası Son Bir Yılda Nasıl Değişti?

  • December 28, 2017 2:41 PM
  • (1 votes, avg. 1 from 5)

Bir yıldan az bir süre önce Donald Trump Amerika’nın mülteci politikasını değiştirdi. Konu, kayıt altında olmayan yabancılar ve Amerika’da kalma umudundaki sığınmacıları da ilgilendiriyor. Kampanya sözleri çoğu zaman gerçekleşmese de, 2017’de açıklanan kararlar bu kişilerin kaygılarını arttırdı.

Trump bir yıl boyunca vaatler verdi: “Sınırlar kurmalıyız ve duvar örmeliyiz”

Mevcut göçmenlik politikasının sorunlarına değindi: “Yeni yasa, göçmenlerin sosyal imkanlardan kolay yararlanmasını önleyecek.”

Sınırları koruma ve ekonomiyi canlandırma sözü, Trump’ın tabanı için hem nimet, hem de milyonlarca kişiyi günah keçisi göstermek için bahane oldu.

Hedef alınan kişiler arasında çocukken Amerika’ya getirilen, kayıt altında olmayan çalışanlar, geçici koruma statüsünde olanlar, mülteciler ve çoğunlukla çeşitli Müslüman ülkelerinden seyahat edenler bulunuyor.

New York gibi kentlerde yaşayan farklı etnik gruplardan insanlar, konuyla ilgili tepkili:

Michael Sandmel, “Bu Trump’ın korku yayarak iktidarını güçlendirme yöntemi. Amerika’yı güvenli ülke haline getirmekle bir ilgisi yok,” şeklide konuşuyor.

Cibele Vieira, “Bizden korkuyorlar ama korkmamalılar. Çünkü hepimiz birlikte daha güçlüyüz,” diyor.

Ancak Amerika’da gelecek kurma umudu kayboluyor. Bir yıllık yargı mücadelesinden sonra Trump’ın seyahat yasağı, 6’sı Müslüman 8 ülkenin vatandaşlarına karşı yürürlüğe girdi.

Ayrıca Trump yönetimi, 2017’de mülteci sayısını yarı yarıya kesti. Hatta 2018’de bu sayı daha da azalacak.

Sonraki adım ailelerin Amerika’ya getirilmesinin kısıtlanmasını hedefliyor. New York’taki son terör olayları Beyaz Saray’a fırsat verdi. Times Meydanı yakınlarında bombayla yakalanan Akayed Ullah’ın, Bangladeş’ten Amerika’ya aile tercihli göçmen vizesiyle geldiği ortaya çıkmıştı.

Beyaz Saray sözcüsü Sarah Huckabee Sanders, “Başkan’ın politikası aile tercihli göçmenliğin sona ermesi çağrısı yapıyor. Eğer bu yürürlükte olsaydı, bu kişinin Amerika’ya gelişi engellenirdi,” şeklinde konuştu.

Aile merkezli göçmenlik politikası 1965’ten bu yana yürürlükte. Ancak kişisel vasıflara dayandırılacak yeni yaklaşımla göçmenlik yarı yarıya azalacak.

Trump ayrıca kaçak yabancılara müdahalede de sertlik yanlısı politikalar izlenmesini savunuyor. Kaçak göçmenlere yönelik tutuklamalar artmış durumda.

Bu arada Haiti, Sudan ve Nikaragua’dan gelen ve geçici koruma statüsü verilenler önümüzdeki aylarda bu haklarını kaybedecek.

Trump Eylül ayında aldığı kararla, Amerika’ya çocukken kaçak getirilen belgesiz gençlere ayrıcalık tanıyan yasayı iptal etti. Yaklaşık 800 bin kişi Amerika’ya bu şekilde kaçak getirilmişti. Kongre Mart 2018’den önce bu kişilerin kaderlerini belirleyecek kararı alacak. Birçoğu yeni kararı korku içinde bekliyor. Bazılarıysa konuyla ilgili çaba sarf etmek amacıyla bir platform buldu.

Göçmenlik avukatı Cesar Vargas, “Avukat olarak toplumumu hukuk yoluyla savunacağım. Ayrıca sokaklarda da toplumumu koruyacağım ve sesimizi yükselteceğiz,” diyor.

Göçmenlere esnek sığınma hakkı tanıyan New York gibi bazı kentler, federal göçmenlik yetkilileriyle işbirliğini kısıtlama kararı aldı. Çünkü bu kentler kaynaklarını yerel suçla mücadeleye ayırmak gerektiğini savunuyor. Ancak Trump yönetimi bu düşünceyi benimsemiyor:

ABD Göçmenlik ve Gümrük Dairesi'nden Thomas Homan, “Bu kentler söylenildiği gibi göçmen toplulukları korumuyor. Tam tersine polisimiz kaçakları yakalamak için göçmen mahallelerine girmeye zorlanıyor ve bu da, daha çok kişinin tutuklanmasıyla sonuçlanıyor,” diyor.

Başkan Trump’ın seyahat yasağı hukuki mücadeleyi sona erdirmiş değil.

Ayrıca Trump’ın Meksika sınırına örmeyi planladığı 1600 kilometrelik duvarın, gelecek yıl yalnızca 119 kilometresi için ödenek bulunmuş durumda. (AMERIKANIN SESI)