Amerikali Turk

Dünya ekonomisinde 2010 iyimserliği

  • December 04, 2009 12:03 AM
2009'un sonlarına yaklaştığımız şu günlerde kesin olan bir şey varsa, o da en kritik dönemin atlatıldığı Küresel finans sistemi tıkanmak üzereydi. Bütün dünyada karamsar ‘ikinci büyük depresyon’ tabloları çiziliyordu. Hükümetler ve merkez bankaları hasta yatağındaki ekonomilerini hayatta tutabilmek için bol bol ucuz para enjekte ediyordu. Tedavi tuttu ve sonunda konjonktür filiz vermeye başladı. Ama bu olumlu sinyaller her şeyin eskisi gibi olacağı anlamına gelmiyor. Uluslararası Para Fonu uzmanlarına göre dünya ekonomisinin toparlanması son derece zahmetli olacak ve köklü değişimi gerektirecek.

 

Para Fonu Başkanı Dominique Strauss-Kahn küresel ekonominin ‘bekleme odasından’ henüz çıkmadığını ve düzelmenin istikrarlı ama son derece ‘hastalığa yatkın’ olduğunu söylüyor.

 

KAMU AÇIKLARI ÜRKÜTÜYOR
Para Fonu Başkanı Dominique Strauss-Kahn küresel ekonominin ‘bekleme odasından’ henüz çıkmadığını ve düzelmenin istikrarlı ama son derece ‘hastalığa yatkın’ olduğunu söylüyor. Strauss-Kahn ekonomik güvenin yerine gelmeye başladığını belirtiyor ama sermaye sıkıntısı çeken bankalar ellerinde kalan değersiz senetlerden bir türlü kurtulamıyor. Borç içindeki tüketici evinin ve hisse senetlerinin aşırı değer kaybetmesi yüzünden son derece tedirgin. Para Fonu başkanı işsizliğin bir sürre daha tüketim harcamalarını düşüreceği ve astronomik boyutlara varan kamu açıklarının milli ekonomileri yeniden duvara toslatabileceği uyarısında bulunuyor.

 

BÜYÜME İŞSİZLİK ELELE
Bütün bu olumsuz şartlara rağmen Uluslararası Para Fonu 2009’da yarım puan daralan dünya ekonomisinin 2010 yılında %3 oranında büyüyeceğini tahmin ediyor. Zengin ülkelerin büyüme hızı %1,25’i aşmayacak ve önümüzdeki yıl rekor düzeye çıkması beklenen işsizliğe de çare olamayacak.

 

Çin Halk Cumhuriyeti %9’la yine büyüme rekortmeni olacak.

DÜNYAYI ASYA DÜZELTECEK
Umutlar, sanayileşmişliğin eşiğindeki ülkelerde. Öncelikle de Asya’da. Çin Halk Cumhuriyeti %9’la yine büyüme rekortmeni olacak. Asya ülkelerinin büyüme ortalamasının ise %5’i bulması bekleniyor. Küresel ekonomik şartların elverişsizliğine rağmen Asya dünya ekonomisini resesyondan ekonomik büyümeye taşıyacak. Klasik sanayi ülkelerinin büyüme potansiyeli ise, tüketicinin son derece yıpranmış ve borçlanmış olması yüzünden cılız kalacak.

 

Uluslararası Para Fonu baş iktisatçısı Olivier Blanchard, ‘düzelme başladı; kalıcı olması ise hem ülke bazında hem de ülkeler arasındaki ekonomik ağırlıkların yer değiştirmesine bağlı’, diyor. Blanchard’a göre önce düzelmenin tempo yakalaması ve tehlikeli küresel dengesizliklerin ortadan kaldırılması gerekiyor. Devlet yardımlarının geçici can simidi olduğu dönemin kapanıp özel talebin ön plana çıkması ve ABD’nin aşırı özel tüketimi ihracat ile ikame etmesi, uzmanlar açısından son derece önemli. Asya’ya ise bunun tam tersi, yani tüketimin arttırılıp ihracatın frenlenmesi tavsiye ediliyor.

 

Uluslararası Para Fonu baş iktisatçısı Olivier Blanchard’a göre önce düzelmenin tempo yakalaması ve tehlikeli küresel dengesizliklerin ortadan kaldırılması gerekiyor.

 

TEŞVİK VE UCUZ PARA POLİTİKALARINA SON
2010 yılında hükümetleri ve merkez bankalarını bekleyen en müşkül problem dev boyutlardaki konjonktürü teşvik programlarını bitirmek ve sıfır faizli para politikalarına son vermek olacak. Devlet parasına bağımlılıktan kurtaracak çıkış stratejisi arayışları başladı bile. Çünkü düzelmenin sonsuza kadar devlet tarafından finanse edilemeyeceği malum. Faizlerin çok uzun süre asgari düzeyde tutulması da yeni ‘finans kabarcıkları’ doğuracağından son derece sakıncalı bulunuyor.

 

Uluslararası Para Fonu hükümetlerden son derece dikkatli olmalarını istiyor. Konjonktür programlarının zamanından önce bitirilmesinin ekonomiyi boğabileceğini belirten Para Fonu Başkanı Strauss-Kahn, ‘geç kalındığı takdirde ise devlet bir sonraki krizin tohumlarını atmış olur’, diyor. Eski Fransa maliye bakanı ekonomik teşvik programlarına son verilmesi için henüz erken olduğunu vurgulayarak, ‘yere sağlam basmak lazım, erken çıkışın maliyeti geç çıkışınkinden çok daha fazla olabilir’ diyor