Amerikali Turk

Yıldırım: Güvence vermek hukuk devleti ilkelerine uymaz

  • November 07, 2017 6:17 AM



ABD ziyareti öncesi açıklamalarda bulunan Başbakan Binali Yıldırım "ABD ile vize işlemlerinin sınırlı da olsa başlamış olması olumlu bir adım. Vazgeçemeyeceğimiz şey ülkemizin ve milletimizin hassasiyetidir. Güvence vermek hukuk devleti ilkelerine uymaz" dedi.
Yıldırım'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

"ABD Başkanı Uzakdoğu ziyaretinde olduğu için Başkan Yardımcısı Pence ile Türkiye-ABD arasındaki bütün konuları ele alacağız. Yaşanan gelişmeleri de değerlendirme fırsatı bulacağız. Özellikle Türkiye-ABD arasındaki Suriye, Irak meseleleri FETÖ konusundaki ABD ile ilgili taleplerimiz ve bu konuda bundan sonraki aşama kapsamlı bir şekilde dile getirilecek.
'ASKIYA ALINAN VİZE İŞLEMLERİNİN SINIRLI DA OLSA BAŞLAMASI ÖNEMLİ'

PYD, YPG ve IŞİD ile mücadele konusunda aramızdaki sorunların açıklıkla 2 müttefikin hukukuna uygun bir şekilde ele almayı hedefliyoruz.
Türkiye'nin Washington Büyükelçiliği

Ziyaret öncesi ABD ile Türkiye arasında askıya alınan vize işlemlerinin sınırlı da olsa yeniden başlaması önemlidir. Ziyaretimizin, ülkemizin ABD ile ilişkilerinin bulunduğu düzeyden daha ileri düzeye taşınmasına vesile olmasını ümit ediyorum.Bütün bunları yaparken tabii ki vazgeçemeyeceğimiz şey ülkemizin hassasiyetleridir. Bu hassasiyetlere muhataplarımızın da gereken hassasiyeti göstereceğini ümit ediyoruz. Türkiye-ABD ilişkilerinin zaman zaman dalgalanma geçirmesi geçmiş yıllarda da olmuştur.


ABD Büyükelçiliği'nin yaptığı açıklama üzerine Türk Büyükelçiliği de karşı açıklama yapmıştır. Açık ve seçik herhangi bir yoruma gerek olmayacak şekilde izah edilmiştir. İki ülke arasında bazı yargılama ve tutuklama işlemleri var. Her iki ülke de hukuk devleti. Hukuk devleti kurallarına göre işlem ifa edilmektedir. ABD'ye güvence vermek onlardan güvence istemek gibi bir müzakere hukuk devleti ilkelerine uymaz.Bizim hassasiyetimiz 15 Temmuz darbesiyle ilgili bu darbenin ardından Gülen'in olduğuna yönelik delillerimiz var iadesini istiyoruz. Bazı nedenlerle tutuklanmış olan vatandaşlarımızla ilgili endişelerimizin de giderilmesini istiyoruz. Bunlar diplomatik kanallarda görüşülüyor. Bu ziyaretin amaçlarından biri de bu konuları açıklığa koymak, makul bir yol bulabilmektir.
'İADE KONUSUNDA YAPILACAK HER ŞEY YAPILDI'

İade konusunda yapılacak her şey yapıldı. Dosya odalara sığmayacak hale gelmiştir. Bu kadar belge iş görmüyorsa işin içinde başka mesele var diye insanın aklına geliyor. Haddinden fazla dosya verdiğimizi düşünüyorum. Hukuk sisteminin devreye girerek gereğini yapmasını bekliyoruz.
Panama Belgeleri
© AP PHOTO/ ARNULFO FRANCO
Panama Belgeleri'ni yayınlayanlardan yeni ifşaat: Paradise Belgeleri
Yıldırım'a 'Panama Papers'ın ardından başlayan ve dünya çapındaki önemli politik figürler ile milyarderlerin off-shore sırlarını ortaya döken 'Paradise Papers' adlı belgelerde oğullarının şirketlerinin adlarının geçmesi de soruldu.
Yıldırım soruya şöyle yanıt verdi:

'HER TÜRLÜ SORUŞTURMA YAPILABİLİR'

Dün bir gazete şahsım ve ailem hakkında off-shore şirketleri var diye haber yapıyor. Vatandaşlarımızın gerçeği öğrenmesinde fayda var. Ben gemi inşa ve makine mühendisiyim, hayatım boyunca bu işi yaptım. Siyasete başlayınca da evlatlarıma bıraktım. Onlar kendi işini ben kendi işimizi yapıyorum. Siyasete başlarken çocuklarıma benim bir tavsiyem oldu: 'Devletle hiçbir zaman iş yapmayacaksınız, yakınına bile yanaşmayacaksınız, devletin bankalarından hiçbir kaynak kullanmayacaksınız.'


Denizcilik küresel bir iştir, dünyanın her tarafında iş yapıyorlar ve dünyanın her tarafında şirketleri de var, irtibat noktaları da var. Bunun gizli saklı bir tarafı da yok. Sanki burada gizli iş çeviriyormuş gibi maalesef benim fotoğrafımı da basarak bir algı oluşturmaya çalışıyorlar. Türkiye ve başka ülkede bir kişi hakkında ticari faaliyetleri hakkında bilgi almak isterseniz her türlü bilgiyi alabilirsiniz. İnternet üzerinden 2 dolar ödeyerek herkes hakkında bilgi alabilirsiniz, bunların sır özelliği yok.

Bunlar açık seçik faaliyet gösteren şirketlerdir. Bu iddia yeni de değil, bu gazete ilk defa 2008'de bunları gündeme getirdi. Şimdi de aynı haberi büyük bir usulsüzlük olarak yapıyorlar. Benim siyasetçi olmam nedeniyle çocuklarımın faaliyetleri üzerinden haber yapmaları egzotik bir iştir.
Milletim beni bilir, benim dokunulmazlığım var ama çocuklarımın dokunulmazlığı yok. Buradan davet ediyorum, her türlü soruşturma, gerek mali gerek hukuki yönden yapılabilir. Bunu özellikle de istiyorum. Dolayısıyla hiç kimsenin hiçbir şekilde haksız yere itham edilmesi, yanlış iş yapıyor gibi gösterilmesi kabul edilemez. Biz onurumuzla varız. Ülkemiz, milletimiz için bütün ömrümüzü verdik. Bizim için en büyük servet itibarımızdır, gerisi el kiridir, gelip geçicidir.
'ÇOCUKLARIMIN ŞİRKETİ İSTANBUL'DA EN FAZLA VERGİ VEREN ŞİRKETLER ARASINDA'

Biz onurumuzla varız, ülkemiz ve milletimiz için bütün ömrümüzü verdik, en büyük servet itibarımızdır. Para bugün vardır, yarın yoktur. Vergi vermiyor diye itham ediyorlar, bu haberi yaptıklarında çocuklarımın şirketi İstanbul'da en fazla vergi veren şirketler arasında yer alıyor.
'BANA 'YERLİ DEĞİL, MİLLİ DEĞİL' DİYENLER APAR TOPAR MEMLEKETTEN GİDENLER'

İnsanların kafasını karıştırmaya lüzum yoktur. Bana 'yerli değil, milli değil' diyenlerin apar topar memleketten kaçıp gidenler olduğunu da vatandaşımızın bilmesi lazım. Eğer yerli, milliyseniz gazetenizin başını bırakıp bu memleketten kaçıp gitmezsiniz, yerlilik, millilik böyle olur.