Amerikali Turk

Ergenekon'dan sonra Dumlupınar

  • April 04, 2010 12:29 PM
Kara Harp Okulu’nda S.E. isimli askeri öğrencinin içerisinde muvazzaf subay ve askeri öğrencilerin isimlerinin de yer aldığı ajandası, “yasadışı yapılanma” iddiasıyla soruşturma konusu oldu.

Ergenekon operasyonu nedeniyle muvazzaf ve emekli çok sayıda Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) personeli soruşturuluyor.
Sivil yargıda süren soruşturmaların yanı sıra askeri savcılıklar da ayrıca soruşturma yapıyor. Habertürk'e ulaşan bir dava dosyası, Kara Harp Okulu’nda da “yasadışı yapılanma” iddiasıyla bir soruşturma yapıldığını  ortaya çıkardı. Soruşturma geçiren 4. sınıf askeri öğrencilerden biri, disiplinsizlik nedeniyle okuldan atılınca, çarpıcı iddialarda bulunarak Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’ne dava açtı.

 

Askeri öğrenci, geçen ağustos ayında mahkemeye verdiği dilekçesinde, eğitimini sayısız takdirle sürdürürken, anlam veremediği ve kayıtlara geçmemiş olduğunu tahmin ettiği disiplin cezaları almaya başladığını, verilen disiplin cezalarının, gerçekte “yasadışı yapılanma” soruşturmasıyla ilgili olduğunu öne sürdü. Öğrenci, kendisiyle birlikte S.E adlı öğrencinin de okuldan atıldığını, M.Ç. adlı öğrencinin ise ayrılmak zorunda kaldığını belirtti. Öğrenci dilekçesinde şunları anlattı:

 

KÖTÜ ÇOCUK UYARISI
“Odamda arama yapıldı. Daha sonra komutanım odasına çağırıp, Malazgirt Taburu’ndaki arkadaşımı sordu. En yakın arkadaşımın ismini verdim. Komutanım başka birisini kastettiğini belirtti. Birkaç ismi daha saydıktan sonra bir başka arkadaşım olan S.E.’nin ismini söyledi. Bunun üzerine komutanım, ‘Bu çocuk kötü bir çocukmuş sen de bununla arkadaş olduysan seni bozuyor, gözümden düşüyorsun en sonunda Alay Komutanımızın ve Kurul’un karşısına çıkıp okuldan mı gitmek istiyorsun’ dedi.

 

S.E.’yi Kuleli Askeri Lisesi’nden bu yana tanırım. Son derece disiplinli olarak bilinen bir Harbiyeli’dir. Hiçbir şekilde üzerimde olumsuz bir etki yapmadı. Verilen disiplin cezaları ile benimle yapılan bu konuşma arasında bağlantı kuramadım.” 19 Şubat 2009 gecesi, Bölük Komutanı Yzb. H.T.K. ve Tabur İstihbarat Subayı Yzb. S.Ç.’nin de katıldığı bir sorguya tabi tutulduğunu belirten askeri öğrenci, 24 saat içinde Alay Karargâhı’na götürüldüğünü ve burada Yzb. S.Ç. ile birlikte Alay İstihbarat Subayı AlbayM.K. tarafından yeniden sorguya çekildiğini aktardı.

 

‘İTİRAFA ZORLANDIM’
Öğrenci şöyle devam etti: “Baskı yoluyla ne sorulduğunu bile anlayamadan meçhul suç itiraf ettirilmeye çalışıldı. S.E. ile aramda herhangi bir konuşma geçip geçmediği üzerinde duruldu. Bana ‘Bu çocuk sana bir projemiz vardı gibi bir şey söyledi mi?’ diye soruldu. S.E. askeri gelişmeler ve harp tarihi gibi konuların işleneceği ve zaten okulda da benzerleri bulunan eğitsel bir kulüp kurulacağını ve sorumluluğun kendisinde olacağını, komutanların bilgisi dahilinde kurulan bu kulübün sonrasında okul çapında faaliyet göstereceğini anlatmıştı.

S.E.’nin askeri konulara ilgisini bildiğim için şüphelenmemiştim. Aksine iyi niyetli olarak algılamıştım. Ancak yine toplantı davetini, okuldaki yoğunluğum nedeniyle kibarca reddettim. Bunları anlattıktan sonra bana ‘Bu grubun logosu var mıydı, prensipleri nelerdi?’ gibi sorular sorulmaya devamedildi. Albay K. ‘Sen Dumlupınar sorumlusu musun?’ diye sordu. S.E.’nin beni o şekilde düşünmüş olabileceğini ancak, bundan haberdar olmadığımı söyledim. ”

 

Okulla ilişikleri kesildi
19 Şubat’taki sorguda, Yüzbaşı S.Ç.’nin kendisine “Şu anda bir pisliğe bulaşmış durumdasın!” dediğini belirten askeri öğrenci, “Ancak bana hiçbir şekilde ne S.E.’nin yapmış olduğu, ne benim neyle suçlandığım, iddia edilen pislikten neyin kastedildiği açıklanmadı” diye kaydetti.

 

Sorgulama sonrasında, isnat edilen suçla ilgisi olmayan disiplin cezalarının ortasında kaldığını belirten askeri öğrenci, şöyle devam etti: “Baskıyla verdiğim cevaplar sonunda gerçekten böyle bir misyon üstlendiğim izlenimi oluştu. Harbiyeli arkadaşlarım arasında benim hakkımda konuşulmaya başlandı. Benim de aralarında olduğum soruşturulan kişilerin S.E.’nin ajandasında yer aldığı yönünde iddialarda bulunuldu. Aynı dönemde gerek M.Ç.’nin gerekse S.E.’nin benim gibi disiplin notlarının hızla düştüğü biliniyordu.

S.E.’nin ikinci kere çıkarıldığı Disiplin Kurulu’nda disiplinsizlik nedeniyle okulla ilişiğinin kesildiğini, M.Ç.’nin ise kötü muameleden dolayı okuldan kendi isteğiyle ayrılmak üzere dilekçe verdiğini duydum