Amerikali Turk

Başbakan Erdoğan ilk kez ABD'ye sert çıktı

  • June 10, 2010 11:15 AM
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türk-Arap İş Forumu'nda konuştu. Erdoğan'ın gündeminde BM'nin İran'a yönelik aldığı yaptırım kararı vardı. İşte Başbakan Erdoğan'ın açıklamaları.

"Reformlarımızı kararlılıkla yapıyoruz. AB'nin gereği neyse yapmaya çalışıyoruz. AB teste tabi olduğunun farkında değil. Türkiye BM'ye rekor düzeyde oy ile seçildi. İspanya ile Medeniyetler İttifakı'nı başlattık. En son Rio'da zirve düzenledik. Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Başkanlığı'na bir arkadaşımız seçildi. Küresel düzeyde refah ve barış için çalışıyoruz.

 

"IRAK'TA YAŞANANLARIN HESABINI KİM VERECEK?"

 

BM dün bir karar aldı. Biz en başından itibaren diplomasi yoluyla çözülmesinden yanaydık. Biz olumsuz oy kullandık. Tavrımızı net ve cesur bir şekilde gösterdik. Tahran Anlaşması'na giderken daimi üyelerin onayıyla gittik. Silahla, dışlamayla bir neticeye gidilmiyor. Dünya bunun bedelini ödedi. İşte Irak'ta yaşananlar ortada. Dul ve yetimlerin hesabını kim verecek. Bu coğrafyayı bu hale getirenler tarihe hesabını vermek zorundadır. Filistin'de hâlâ çözüm var mı? Çözümsüz olduğuna inanmıyorum. Birilerinin menfaati korunuyor. Tahran'da atılan imzalar bir diplomasi zaferidir. Daimi üyeler de böyle söyledi. Dün hayır dediler. Niye? İran sözünde durmazsa bu adımı atın. İran sözünü tuttu, mektubunu verdi. Türkiye'yi takas için kabul etmez dediniz, kabul etti. Böyle bir süreç başlayacakken, önünü niye kestin?

 

OMURGALI DURUŞ

 

Tahran anlaşmasının masada kalması için Brezilya ile birlikte mücadele edeceğiz. Dünya artık diplomasi ile yönetiliyor. Bu imzaları madem attık arkasında durmamız gerekir. Biz 'hayır' dememiş olsaydık, kendimizi inkâr etmiş olurduk, imzalarımızı inkâr etmiş olurduk, bu onursuz bir davranış olurdu. Biz bu onursuzluğu kabul edemezdik. Böyle bir yanlışa ortak olmak istemeyiz. Çünkü tarih bizi affetmez. Gelecek kuşaklar nesiller bizi affetmez. Onun için 'Biz duruşumuzu omurgalı sergilemek durumundayız' dedik ve bu adımı attık. Bugün de meselenin diplomatik yollarla çözülmesini sağlıyoruz, bu çabalarımız devam edecek ve çıkan sonuca kimsenin başka anlamlar yüklememesi gerektiğini hatırlatmak istiyorum.

 

Fransa, İngiltere, Almanya, ABD Arap ülkelerine yatırım yapıyor. Araplar buralara yatırım yapıyor ama iş Türkiye ile Arap ülkeleri arasına geldiğinde bir kirli el araya giriyor. 10 yıl önce Suriye ile savaşın eşiğindeydik, şu anda adeta iki ülke etle tırnak gibi.

 

Yıllardır ülkelerimiz arasındaki kavgalardan silah tüccarları, savaş baronları kazançlı çıktılar. Biz barış dediğimiz için kıyasıya eleştirilere maruz kalıyoruz. Haksızlığa karşı sesimizi yükselttiğimiz, adaletsizliğe karşı çıktığımız için eleştirilere maruz kalıyoruz. Dünyada medya denildiğinde akla İsrail akla gelir."