Amerikali Turk

Hollywood’da 8 dolara yıldızlarla dolu bir gün

  • October 30, 2017 2:35 PM


Los Angeles denilince akla ilk gelen Lee Dağı’nda bulunan ‘Hollywood’ yazısı oluyor... Tam dokuz harften oluşan bu ikon tüm dünyadan milyonlarca turisti kendisine çekmeye devam ediyor.Benim Los Angeles günlerim de Hollywood aşkıyla başladı. Yaklaşık 14 saat süren yolculuğum sonrası şehre tepeden baktığımda gördüğüm ilk şey trafikti. Bir İstanbullu olarak bile trafik daha inmeden gözümü korkutmaya yetti. Şehir hem büyük hem de bir o kadar kalabalıktı.


Uçaktan indikten sonra Downtown’da yer alan otelime doğru hareket ettim. Bölgenin en yüksek binası Intercontinental’de kalıyordum. Resepsiyonu bile 70. kattaydı. Sağımda Hollywood tepesi, solumda Venice; Stapless Center ve Grammy Müzeleri de yanı başımdaydı. Nasıl gezeceğimi düşünüyordum. Burada herkes genellikle üstü açık klasik arabalar kiralamayı ya da Uber kullanmayı tercih ediyordu. Ancak trafik benim bu planı yapmamı engeldi.

Otelin arka kapısından çıkar çıkmaz karşımda metro istasyonunu gördüm. Hemen haritadan metro ağına baktım. Doğu Hollywood’dan, Venice’e kadar gitmek istediğim her yere metro ve otobüs vardı. Trafikte zaman harcamak yerine sadece 8 dolara 24 saat boyunca kullanacağım bir kart satın alarak gezime başladım. Her bir durak gitmek istediğim noktalara çıkıyordu.

Sabahın erken saatleri olmasına rağmen metrodaki gitaristle birlikte kısa sürede Hollywood yolculuğumun havasına girdim. Bizim işe gitmek için yola revan olduğumuz saatlerde Los Angeles’ın insanları şortlarını çekmiş, kulaklarını takmış sağlıklı yaşamak için koşuyorlardı. Bizim dünyamız ne kadar telaşlıysa onların ki de bir o kadar rahattı.

 

Sabah 05.00’te yürüyen, koşan ya da parkta yoga yapan insanlar görmek burada son derece doğal. Dükkânların birçoğu 10-12 saatleri arasında açılıyor. Sırf kahve satan dükkânlarda bile sağlıklı yiyecek tüketme çılgınlığı yaşanıyor. Benden başka hamburger tüketen görmedim desem abartmış olmam. Ellerde taze sıkılmış meyve suları, menülerde ise tamamen sebze odaklı organik yemekler… Neyse bu kadar ara cümleden sonra yeniden gezimize dönelim.

Her mevsim gidilecek, sıcacık bir şehirHer mevsim gidilecek, sıcacık bir şehir!

Amacım belliydi, Doğu Hollywood’a kadar gittikten sonra tek tek tüm istasyonlarda inerek hedeflerime ulaşmak. Ardından da yönümü batıya çevirerek Venice’e kadar inmek. Başardım da…Lee Dağı’ndaki ‘Hollywood’ tabelasını görmekten çok fazla etkilenmediğim gibi ‘Şöhretler Kaldırımı’na geldiğimi de turistlerin çektiği fotoğraflar sayesinde fark ettim. Hollywood pırıltısı denen şey gerçekten de büyük bir pazarlama harikası. Boydan boya bir caddeyi kaplayan yıldızlar büyük kalabalıkları da beraberinde getiriyor.

Rüzgârı yüzünde hissetmedikten sonra...

Universal Stüdyoları ise sabahın 10’undan itibaren neredeyse kapalı gişe. Tema parkla başlayan serüven stüdyolarda yerini bambaşka heyecanlara bırakıyor. Buraya bir gün bile yetmeyeceği için maceramı kısa keserek planladığım gibi yoluma devam ettim.Beverly Hills, Santa Monica ve Venice derken palmiyeli yollarıyla, yakmayan güneşiyle, serin serin esen rüzgârıyla muhteşem bir Los Angeles gününü metro ve otobüslerle devirdim. Günün sonunda ise A-Frame’de yediğim muhteşem yemeklerle yorgunluk attım.Bu yazıyı da Melekler Şehri filminin unutulmaz repliklerinden biriyle sonlandıralım; “Rüzgârı yüzünde hissetmedikten sonra kanatların hiçbir önemi yok.”

Hollywood’da 8 dolara yıldızlarla dolu bir gün

Görülmesi gereken yerler

Universal Film Stüdyoları,Hollywood Ünlüler Bulvarı ,Lee Dağı – Hollywood Tabelası,Warner Bros Stüdyoları,Sunset Bulvarı,Santa Monica Plajı,Çağdaş Sanat Müzesi,Getty Müzesi,Venice Plajı,Çin Mahallesi,Küçük Tokyo,Beverly Hills,Griffith Park.

Nerede kalınır?
Intercontinental Hotel,Inn At Venice Beach

Nerede yenir?
A-Frame,In-N-Out Burger,Hard Rock Cafe Hollywood