Amerikali Turk

Öyle bir anısını paylaştı ki! Elimi Türkan'ın etekliliğinin içine sokup...

  • November 29, 2017 2:48 PM

Göksel Arsoy, 'Yeşilçam'ın Altın Çocuk lakaplı oyuncusuydu. 15 Mart 1936'da dünyaya gözlerini açan Göksel Arsoy, 1957 yılında ilk defa rol aldığı Ham Meyva adlı filmle sinemaya adım attı. Sinema kariyeri boyunca sayısız filme imza atan Göksel Arsoy'un birlikte rol aldığı aktris yok gibi. En parlak döneminde Türkan Şoray ile birlikte 'Ne Şeker Şey' filminde rol almıştı. Göksel Arsoy bu filmle ilgili öyle bir anı anlattı ki herkes şaştı kaldı.

Göksel Arsoy 'Altın Çocuk' isimli kitabını çıkardı. Kitap da Türkan Şoray ile birlikte rol aldıkları 'Ne Şeker Şey' filminin setinde yaşadıkları ilginç olayı okurlarına aktardı

Yeşilçam’ın efsane isimlerinden 81 yaşındaki Göksel Arsoy, hayat ve sanat yolculuğunu ‘Altın Çocuk’ isimli kitapta topladı.

Filmde hizmetçi rolünde yer alan Türkan Şoray’a rol gereği çimdik atması gerektiğini anlatan Göksel Arsoy, şu ifadeleri kullandı: “Türkan hizmetçi rolünü oynuyordu. Benim yanımda yemek servisi yaparken rol icabı masa altından elimi etekliğinin içine sokup bacağını çimdikleyecektim. Öyle bir çığlık attı ki herkes şaşırdı. Meğerse ben fazla yukarı çıkmışım.”

Hayatındaki tek aşkının 46 yıllık eşi Soley Arsoy olduğunu ifade eden Göksel Arsoy, “Evlilik teklifini öğrencisi olduğumuz Beyazıt'taki İstanbul Üniversitesi'nin bahçesinde büyük çınar ağacının gölgesindeki bankta yaptım. Nikâh salonuna dostlarımızdan çoğu giremedi. Hayranlarım olan kadınlar nikâh dairesini doldurmuşlardı. Herkes şaşkındı. İçlerinde ağlayanlar vardı. Bana hüzünle bakanlar bir de Belgin Doruk'a ihanet (!) ettiğimi düşünenler çoğunluktaydı” diye yazdı.

Bir dönem Belgin Doruk ile çok yakıştırılan Göksel Arsoy bu konu hakkında da açıklama yapmıştı.

'O zamanlar başrol arkadaşım Allah rahmet eylesin Belgin Doruk’tu. Birlikte 15 film yaptık. Türk Sineması’na ‘star sistemini’ getirdik. Halk bizi birbirimize o kadar yakıştırdı, bizimbirbirimize aşık olduğumuza o kadar inandı ki... Oynamamız için senaryoya ihtiyaç yoktu.'

'Farklı bir yakınlaşma hiç olmadı. Biz gerçek profesyonellerdik.'