Amerikali Turk

Rıza Sarraf ...Türkiye'de hapisten çıkmak için rüşvet verdim"

  • December 04, 2017 1:05 PM
  • (1 votes, avg. 5 from 5)

Eski Halkbank Uluslararası Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla’nın, ABD’nin İran yaptırımlarının ihlal edilmesiyle suçlandığı davada tanık olmayı kabul eden iran asıllı Türk vatandaşı Rıza Sarraf New York’ta devam eden duruşmada ifade vermeye devam ediyor. Bugün davanın 5. duruşması gerçekleşiyor.


20:53 Duruşmaya öğle arası verildi.

20:52 Sarraf, serbest kaldıktan sonra işleri yeniden başlatmak için Halkbank'ın yeni genel müdürü Ali Fuat Taşkesenlioğlu ile irtibat kurduğunu söyledi.

20:51 Sarraf, serbest bırakıldıktan sonra Halkbank'a gittiğini anlattı.

Soru: Halkbank'ta kiminle görüştünüz?

Sarraf: Halkbank Genel Müdürü ile. Süleyman Aslan'la değil, görevi ondan devralan kişiyle.

20:48 Sarraf: Avukatlarım geldi, konuştuk ve serbest bırakıldım.

Soru: (Serbest kalmak için) herhangi bir ödeme yaptın mı?

Sarraf: Evet.

Soru: Bu ödemeler rüşvet niteliğinde miydi?

Sarraf: Kısmen.

20:45 Sarraf, Türkiye'de mali şube tarafından tutuklandığı dönemi anlatıyor.

Soru: Türkiye'de hiç hapse atıldın mı?

Sarraf: Evet, tutuklanarak cezaevine gönderildim.Sonra serbest bırakıldım.

20:44 Savcı, öğle yemeği arası verilmesini istedi Yargıç Berman, 10 dakika daha devam edilmesini istedi.

20:43 Görüşme kaydında Sarraf, "Kardeşim, başka yolu yok. Mevzuat öyle diyor"

Sarraf, ifadesinde "Abdullah'a bu kararı kendim vermediğimi anlatmaya çalışıyorum" diyor.

Soru: Bahsettiğin mevzuat nedir?

Sarraf: Ambargonun getirdiği düzenlemelerden bahsediyorum.

Soru: Hangi ambargo.

Sarraf: ABD'nin ambargosu ve yaptırımları.

20:39 Soru: Bankada bu konuyla ilgili kimlerle konuştun?

Sarraf: Daha önce Süleyman Aslan'la konuşmuştum... Ayrıca Hakan Atilla ile de konuşmuştum.

20:36 Dinletilen ses kaydında Sarraf Atilla'nın evrakla ilgili bir sorunu çözdüğünden bahsediyor. Sarraf "Bir sorun vardı ama halledildi" diyor. Sarraf altınların nihai varış yerinin İran mı, Dubai mi olacağı henüz belli olmadığı için, evrakta varış yerinin belirtilmesi gerektiğini söylüyor.

Sarraf: Ben "Gümrük beyannamesinde Dubai üzerinden transit görünmesi lazım" diyordum.

20:30 Türkçe bir telefon görüşmesi kaydı dinletiliyor. (Bu kaydın erişime açılması bekleniyor.)

Kayıt, Sarraf ile Happani arasındaki bir telefon görüşmesinden. Kaydın İngilizce dökümü delil dosyasına eklenecek.

20:29 Soru: Peki gerçekte altınları hangi ülkeye gönderiyordunuz?

Sarraf: Gerçek ticarete konu olan altının tamamı, Birleşik Arap Emirlikleri'ne ihraç ediliyordu.

20:26 Yeni gümrük formları:

Varış yeri: Birleşik Arap Emirlikleri - Fatura tarihi 03/08/2012

Varış yeri: İran - Fatura tarihi: 21/02/2013.

20:20 Başka bir gümrük beyanı belgesi, delil dosyasına eklendi. Sarraf belgedeki alanları açıklıyor. Sarraf gümrük formunda geçen "Sermayeh Exchange" adlı bir "paravan şirketten" bahsetti.

20:09 Banka Keshavarze adlı bir İran bankasından söz ediliyor.

20:02 Duruşma salonunda dinletilen kayıtta ise, Sarraf Atilla ile altın ticaretini konuşuyor. İhracat için beklenen bir işlemin tamamlanmasından bahsediyorlar.

Soru: İşlemi kapatmak için neden evrak gerekiyordu?

Sarraf: Halkbank'taki hesabıma gelen tüm işlemlerin tek tek kapatılması gerekiyordu. Altın ticaretiyle ilgili olan işlemlerin kapatılması için de altın ticaretine ilişkin evrak gerekliydi.

19:58 Görünüşe göre, Sarraf'ın avukatı, müvekkilinin durumuyla ilgili olarak Erdoğan tarafıyla irtibat halindeydi. Zira görüşmenin özetinde "Danışman, bunun sadece Rıza meselesi olmadığını, milli mesele olduğunu söylüyor" deniyor.

19:56 Bu görüşmeler Sarraf'ın tutuklanmasından sonra gerçekleşmiş ancak Obama ile ilgili ifadelere bakılırsa görüşmelerin üzerinden epey zaman geçmiş.

19:51 Yine bir telefon görüşmesine ait ses kaydı dinletiliyor.

19:47 Sarraf ifade verirken, Atilla'nın avukatları, ABD hükümetinin, Sarraf'ın Türkçe telefon görüşmelerinin kayıtlarını savunma makamına vermekte geciktiğini söyledi. Avukatlara göre bu görüşmelerde Sarraf, dışarı çıkmak için yalan söylemeye razı görünüyor. Savunma avukatları kayıtları inceleyemedikleri için duruşmanın 2 hafta ertelenmesini talep etmişler.

Söz konusu kayıtlar, Sarraf'ın tutuklu olduğu döneme ait. (ABD'de cezaevlerinde telefon görüşmeleri kaydediliyor)

19:40 Başka bir tape delil dosyasına girecek. Oturuma 2 dakika ara verildi.

19:39 Soru: Hem altın hem de gıda sistemini kullandığınız oldu mu hiç?

Sarraf: Elbette.

19:37 Sarraf: Burada diyorum ki, Süleyman bankada en tepedeki kişi ve bankadan sorumlu olduğu için işle ilgili tüm yetki onda.

19:36 Sarraf, kayıtta Aslan'a vereceği rüşvetlerden bahsediyor.

Happani: Ne kadar göndereceksin?

Sarraf: Gıda için falan ne kadar göndermişiz, ona bak. Toplamda ona göre bir şey hesaplayıp gönderelim.

19:25 Savcı Sarraf'tan, bir telefon kaydını (Türkçe) doğrulamasını istedi.

Sarraf: Evet, konuşma bu şekilde oldu efendim. (Sarraf, burada, Abdullah Happani ile Halkbank'tan gönderilen paralarla ilgili konuştuğunu söylüyor.)

Kayıt dinletilecek ve delil dosyasına eklenecek.

19:20 Sarraf, ifadesi boyunca bu gıda sevkıyatı işlemlerinin sahte olduğu sürekli tekrarladı. Sorguda başka bir konuya geçiliyor.

19:17 Savcı: Bu evrakta doldurulan alanlara bakalım. "Nihai varış yeri: İran

Sarraf: Ben veya benim şirketlerim İran'a hiç gıda göndermedik.

19:14 Yeni bir delil: Sarraf, belgeyi doğrulayarak "Bu bir gümrük beyanı, efendim" dedi. Dubai'de verilen gümrük çıkış belgesi. Sarraf'ın ifadesine göre Atilla, sevkıyatların inandırıcı görünmesi için Sarraf'ı uyardı; "14 ton kapasiteli gemiye '25 ton yükledim' deme" dedi.

19:12 Sarraf ile Atilla arasında doğrudan geçen bir görüşmede Atilla, gıda sevkıyatı kayıtlarının inandırıcılığı konusunda endişeli; Sarraf ise yüklenen miktarların gemilerin hacmine eşit olduğunu söylüyor. Sarraf "Atilla, evrakların daha dikkatli hazırlanması gerektiğini söyledi" dedi.

19:07 Sarraf belgelerdeki karışıklıkla ilgili "Küçük gemiler, inandırıcı evraklar" dedi. İlave deliller dosyaya eklendi.

19:03 Soru: Atilla'ya yanıt olarak ne dediniz?

Sarraf: "Hakan Bey, biz onu değiştirdik" dedim.

(Sarraf'ın bugüne kadar ifadesinde ilk kez bu kadar uzun süre Atilla'dan bahsettiği görülüyor. Sarraf, Atilla'nın da bu işin ne kadar içinde olduğunu anlatmaya çalışıyor. Önceki günlerde Atilla her adı geçtiğinde sessizce kafasını sallıyordu.)

19:01 Sarraf, "Volgum" adlı gıda şirketinden bahsediyor. Sarraf, Atilla'nın Volgum'u anlamadığını söyledi: Hakan Atilla, Volgum'un altın ticaretinde kullanıldığını sanıyordu çünkü şirket başlangıçta bu amaçla kurulmuştu... Ancak daha sonra gıdaya dönmüştü.

19:00 Sarraf, Süleyman Aslan'ın "Sen Hakan Bey'i dinle, bir şey olursa o zaman konuşuruz." dediğini söyledi.

18:58 Sarraf, alt kademedeki banka çalışanları, Dubai'den İran'a giden sahte buğday sevkıyatlarını fark edince, Hakan Atilla ile konuştuğunu anlattı. Sarraf'ın "Dubai'de buğday yetiştirilmiyor" İfadesi, Atilla'nın "geri plandaki iş bitirici" olduğu iddiasını destekliyor.

18:54 Sarraf'ın ifadesine göre, evraklarda altın işlemleriyle gıda işlemleri birbirine karıştırılmış.

18:50 Sarraf, altın ve gıda ticareti için Halkbank'a ödediği komisyonları anlattı: Ödediğim en yüksek komisyon oranı yüzde 1.

18:48 Başka bir telefon tapesi delil dosyasına girdi.

18:45 Sarraf iki evrakta hata yaptığını anlatıyor. Birincisinde, rakamı fazla yazdığını ifade eden Sarraf: "İkinci hatayı buğday sevkıyatında yaptık. Menşe belgesine "Dubai" yazdık.

Soru: Nasıl bir hata bu yani?

Sarraf: Dubai'da buğday yetiştirilmiyor.

18:39 Sarraf: Ancak belge istendiği zaman işler karışıyordu. Sarraf, Süleyman Bey'in de bu belgelerin neden istendiğini anlamadığını fakat sorunu hemen çözeceğini ifade ettiğini söyledi.

18:35 Sarraf: Halkbank'ta ne kadar çok İran parası olursa, benim için o kadar iyiydi.

18:34 Sarraf ifadesinde, Bunghi adlı bir nakliye şirketinden bahsetti.

Soru: Bunghi adlı şirket sizin rakibiniz miydi?

Sarraf: Hem evet, hem hayır.

Soru: Ne demek istiyorsunuz?

Sarraf: Onlarla rakip değildik, çünkü onlar gerçekten gıda sevkıyatı yapıyordu ama biz yapmıyorduk. Rakiptik diyorum çünkü onlar da işlerinde Halkbank'tan gelen İran paralarını kullanıyordu. Yani benim Halkbank'tan alıp kullanabileceğim para tutarının azalmasına neden oluyorlardı.

18:30 Soru: Dikkat çekse ne olur ki?

Sarraf: Çünkü aslında gıda ürünü sevkıyatı gerçekleşmiyordu.

Soru: Gemilere gıda yüklemeden muayene belgelerini nasıl alıyordunuz?

Sarraf: O dönemde muayene belgelerini zaten alamıyorduk.

Soru: Neden alamıyordunuz?

Sarraf: Çünkü fiili olarak gıda veya ürün gönderilmiyordu. Ortada bir ürün yoktu.

(Sarraf ve Aslan bu konuya ilişkin birbirlerine birçok mesaj göndermiş.)

18:29 Sarraf'a göre, İran'a giden gemilerin tonajı çok düşüktü ve büyük tonajlı gemiler de dikkat çekebilirdi.

18:27 Sarraf, Aslan'a yanıt olarak, isterse işlemleri 5 milyon dolarlık parçalar halinde yapabileceğini söylüyor.

Aslan: Öyle daha iyi olur.

18:24 Süleyman Aslan'dan Sarraf'a gönderilen "Bu toplamlar, gerçek gıda ihracatı için uygun olmayabilir." mesajı doğrultusunda Sarraf'a "Aslan sizce burada ne demek istiyor?" sorusu yönlendirildi. Sarraf, "Demek istediği şu: İran'dan havaleyle gönderilen tutar... Meblağ çok büyük olduğundan, gıda ticareti için gerçek bir meblağa karşılık gelmiyor".

18:17 Daha önce de oturumlarda sözü geçen, Sarraf ile Süleyman Aslan arasındaki konuşmadan bahsedildi. Gıda ticareti mekanizmasında bazı rakamların gıda ticareti için çok yüksek ve inandırıcılıktan uzak olduğundan söz edildi.

18:12 Rıza Sarraf tanık kürsüsünde yerini aldı. Sarraf koyu renk bir ceket ve beyaz gömlek giyiyor. Bugün savcı doğrudan Sarraf'ın sorgusuna devam edecek.

18:07 Cuma günü gerçekleşen oturumda bir jüri üyesi uyukluyordu, bugün de bir jüri üyesi duruşmaya geç kaldı.

17:50 - Avukatlar ve izleyiciler yerini aldı. Jüri üyeleri bekleniyor. Sarraf henüz salonda değil.

"Barış Güler’e yüz bin dolar ödeme yaptım"

Sarraf ABD’deki yargılamasının 4.duruşmasında Halk Bankası’nda altına çevrilerek İran’ın uluslararası ödemelerinin yapıldığı para düzenini Çin Halk Cumhuriyeti’nde nasıl kurmaya çalıştığını anlattı. Sarraf, Çin’de kurulacak şirket için Türkiye’den bir referans mektubuna ihtiyaç duyduklarını anlattı. Bu dönemde şirketlerinden birinde danışman olarak çalışan Barış Güler aracılığıyla babasından, yani dönemin İçişleri Bakanı olan babası Muammer Güler’den bu referansı temin ettiğini iddia eden Sarraf, “Yüz bin dolar Barış Güler’e ödedim” dedi.

Sarraf itiraflarında 3. gün: 'Süleyman Aslan'a daha fazla rüşvet vermemek için imzasını taklit etti…

Sarraf'ın itiraflarında 2.Gün... 'Erdoğan'ın onay verdiğini Çağlayan söyledi'

Rıza Sarraf, Zafer Çağlayan'a yaklaşık 50 milyon avro rüşvet verdiğini iddia etti

Rıza Sarraf'ın gizli Dubai planı mektupla ortaya çıktı... Falcılara bile sormuş