Amerikali Turk

ABD Medyası, Kuran Yakma Krizindeki Rolünü Sorguluyor

  • September 10, 2010 11:23 AM
New York Times gazetesi, bu sorunun cevabı olarak bu provokatif şovun büyümesinde medyanın rolünü sorgulayan bir haber yaptı

Cemal Demir Bildiriyor- 2008 yılında ABD’nin Kansas eyaletinin Topeka şehrinde, bir başka tartışmalı radikal kilisenin papazı, günlerce ilan ettikten sonra sokakta Kuran yaktı ve bunun görüntülerini videoya kaydederek internette de yayınladı. Ancak nerdeyse herkes bu papazın ve küçük takipçi grubunun eylemini görmezden geldi. Ancak, Kansas’taki kiliseden bile daha küçük ve marjinal olan Terry Jones grubunun eylemi daha gerçekleşmeden bütün dünyada büyük ses getirdi ve gerginliğe neden oldu.

New York Times gazetesi, bu sorunun cevabı olarak bu provokatif şovun büyümesinde medyanın rolünü sorgulayan bir haber yaptı. Terry Jones, provokasyonunun, New York’taki cami tartışmasının ABD gündeminin ilk sıralarında yer aldığı günlere denk gelmesiyle dikkatleri kolayca çekti. Böylece medya gündeminin merkezine kendini yerleştirmeyi başardı. New York Times gazetesindeki bilgiye göre, sadece Temmuz ve Ağustos aylarında 150 ayrı röportaj verdi. Bu röportajların nerdeyse tamamının aynı kalıp İslam karşıtı sözlerden oluşmasına rağmen, röportaj taleplerinin arkası kesilmedi.

Afganistan’da başlayan gösteriler ve ardından Afganistan’daki birliklerin komutanı David Petraeus’un eyleme yönelik eleştirel sözleri medyanın tüm ilgisini Florida’nın Gainesville şehrine çekti. Ardından ABD Başkanı Barack Obama’ya kadar ülkenin bütün üst düzey yetkililerinin art arda açıklamalar yapmasıyla konu manşetlere yerleşti. Ancak bu noktada birçok medya organında, "acaba marjinal bir fanatiği ve eylemini bu kadar haberleştirerek yanlış mı yapıyoruz" sorusu sorulmaya başlandı. Terry Jones’un eylemini askıya aldığını açıklamasından birkaç saat önce AP Haber Ajansı, Kur’an yakma eyleminin fotoğraflarını servis etmeyeceğini duyurdu. Ardından CNN ve FOX News kanalları da hiçbir şekilde "yanan Kur’an görüntüsü yayınlamayacakları" açıklaması yaptı. New York Times genel yayın yönetmeni Bill Keller da, haberi ve fotoğraflarını yayınlamama kararı alan kurumlara kimsenin birşey diyemeyeceğine dikkat çekerek, "Haber yayınlama özgürlüğü, haber yayınlamama özgürlüğünü de içerir" dedi.

ABC News haber sunucularından Chris Cuomo da yazdığı Twitter mesajında, "Ben de medyanın içindeyim ama Florida’daki şova medyanın hayat verdiğini düşünüyorum. Bence bu düşüncesizce bir yaklaşımdı" diye yazdı. Huffington Post’un sahibi ve yayın yönetmeni Ariana Huffington ise, Terry Jones’u, "balon çocuğa" benzetti. Geçtiğimiz aylarda Denver’da söhret meraklısı bir çift, evlerinin önündeki büyük balonu gökyüzüne bıraktıktan sonra, polise ve medyaya "çocuğumuz da içinde" diye yalan ihbarda bulunmuş ve ABD’nin bütün önemli haber kanalları normal yayınlarını keserek 2 saat boyunca gökyüzündeki balonu ve aileyi yayınlamıştı. Huffington, ülkenin birçok önemli sorunu varken, küçük bir kilisenin fanatik papazının bu kadar konuşulmasını eleştirdi

ANKA