Amerikali Turk

Tudor Galatasaray'da yaşadıklarını anlattı

  • December 27, 2017 12:11 PM


Galatasaray'da görevine son verilen Igor Tudor, ayrılığın ardından ilk kez konuştu. Sporx'in haberine göre; merak edilen sorulara yanıt veren Igor Tudor'un açıklamaları şöyle:


"Geçen sezon sonunda takımın büyük bir değişim geçirmesi ve yeniden yapılanması gerektiği konusunda anlaşmıştık. 10 oyuncu ayrıldı, 10 yeni oyuncu geldi ki, bunların 9'u ilk 11'de oynamaya başladı. 11 oyuncudan yeni gelen 9'u, ciddi bir sınavla karşılaştı. Galatasaray'ın bekleyecek zamanı yoktu, bunu hepimiz biliyorduk."


"Sportif direktör, kulüp, ben, hepimiz birlikte çalıştık. Onların benim önerilerimi veto etme hakkı olduğu gibi, benim de onları veto etme hakkım vardı. Herkesin onay verdiği oyuncuları transfer ediyorduk. Çok zordu ve ilginç bir tecrübeydi, çünkü kısa süre içinde çok fazla oyuncuyu belirlememiz gerekiyordu."


"Transfer edilen oyunculardan 2'si, 3'ü, gerçekten üst düzey oyunculardı. Sonra diğer 3'ü iyi oyunculardı ve kalan kısmı ise bizim bir şeyler beklediğimiz isimlerdi. 10 tane oyuncu getirip, hepsinin takıma iyi uyum sağlamasını bekleyemezsin. Biri gidip onları diğer liglerde izliyor ve sonra onları kendi ligimize, tamamen farklı bir ortama getiriyoruz. Bazıları Süper Lig'e uymuyor, bazıları Galatasaray'da oynamayı kaldıramıyor.

 

Dünyanın kalitesini kabul ettiği sportif direktör olan Monchi bile, aldığı tüm oyunculardan başarı elde edemez. Bir takım yaratmak süreç ister. Devre arasında 2-3 oyuncu daha almayı planlıyordum ve sonra Şampiyonlar Ligi'ne katılırsak, yaz aylarında 2-3 oyuncu daha alacaktık. Futbolda işler böyle ilerler, sadece bir dönemde bir takım yaratamazsın."


"Ligin ilk haftalarında iyi çalıştık, bir oyun modeli bulduk ve dürüst olmak gerekirse, iyi bir fikstür bulduk ki, hiç derbi maçımız yoktu. Böylece harika bir seri yaptık ve 8 puanlık bir avantaj yakaladık. Kulüpteki, medyadaki, taraftarlar arasında oluşan coşkuyu tahmin edemezsiniz. Şampiyonluk kazanılmıştı bile, artık sadece rekorlardan bahsediliyordu. Büyük bir çılgınlık yaşandığını tecrübe ettim, 20 milyon taraftar kendinden geçmiş haldeydi."


"Sonra Trabzonspor'a karşı, iyi bir takıma karşı, çok zorlu bir atmosferde kaybettik, çünkü Trabzon'da kimse kolay bir maç oynayamazdı. Tamamen bir şok hali oluşmuştu, sadece 1 maç kaybettiğimiz için. Yenilginin hemen ardından başkan geldi ve bana ne olduğunu sordu. Ona yüzümde gülümseme ile baktım ve hiçbir şeyin olmadığını söyledim, basit bir yenilgiydi."


"Sonra Başakşehir'e de bir maç kaybettik. Otobüsle tesislere geri dönüyorduk ve 200 taraftar vardı. Onların mutsuz, sinirli olduğunu gördüm ve bir şeyler söylüyorlardı, ne olduğunu bilmiyorduk. Yardımcılarım bana, benim ayrılığımı istediklerini söylediler. 'Tudor istifa' diyorlardı ve ligde liderdik."

 

"Kimse böyle bir duruma düşmezdi, bir şeyler garipti. Hajduk'ta oynamış, sonra Juventus'ta oynamış bir oyuncu olarak, birçok krizin içinden geçtim ve çok sinirli oyuncular gördüm. Ama böyle durumlarda hiçbir zaman hedef sadece bir adam olmazdı, burada hoca hedefti. Oyuncuların adı bile geçmiyordu. Bunun hakkında düşündüm ve taraftarların arasında Terim posterlerini görünce şaşkınlığa uğradım. Tesislere de Terim posterleri yapıştırmışlardı."


"Şu anda o gece hakkında düşünüyorum ve her şey bana daha açık geliyor. O anda benim için her şey anlaşılır değildi ancak şu anda her şey benim için oldukça açık ve net. Fakat Fatih Terim hakkında yorum yapmak istemiyorum."


"Batı'da çok fazla zaman geçirdim ve bu şekilde kovulmak benim için normal değil. 16 haftanın 14'ünde liderdik ve 17 hafta sonunda ciddi şekilde lider olma şansımız da vardı. Devre arasını bekliyorduk. Kulüpte birlikte oturup, geçtiğimiz birkaç ayda neler olduğunu ve kulüpte zayıf halkanın ne olduğunu bulup, ondan kurtularak, sonrasında Şampiyonlar Ligi ve şampiyonluk için bekleyebilirdik.


Deplasmanda 3 maç kaybettik ve Türkiye'de deplasmanlar zor, ki biz Trabzon, Beşiktaş ve Başakşehir gibi 3 güçlü takıma kaybettik, onlar da şampiyonluk adayı. 4. mağlubiyeti dikkate almıyorum, çünkü maçtan önce benim ayrılığımın beklendiğini biliyordum."

 

"Başakşehir bize 5 şut çekti, 5 gol attı. Biz daha çok hücum ettik, daha çok şut çektik, ancak gol olmadı. O akşam, daha önce binlerce kez gördüm bir akşamdı. Beşiktaş'a karşı devre arasına kadar gol yemedik, ama sonra ilk golü onlar attı ve her şey tepetaklak gitti. Beşiktaş, Türkiye'nin en iyi takımı ve yıllardır en iyi oyunculara sahipler, harika oynuyorlar. Onlar Şampiyonlar Ligi'ne konsantre olduğu için şanslıydık ve bu yüzden şampiyonluk şansımız zayıftı."


"Şoka uğramadım, hayal kırıklığı bile yaşamadım. Ayrılıktan sonra içine düştüğüm durumu nasıl anlatacağımı bilmiyorum. Yaz aylarından beri harika bir iş yapmıştık, takımın gidişatını gerçekten değiştirmiştik ve zirvenin sadece 1 puan gerisindeydik, şampiyonluk için de ciddi bir savaş veriyorduk. Kesinlikle kötü yaptığımız şeyler, yanlış hamleler ve kararlar vardı, ancak yaptığım iş konusunda emindim. Açıkçası, benim içime son verdikleri için kötü bir durumda değildim, çünkü harika bir iş yapmıştık.


"Ayrıldıktan sonra başkan bana hiç olmayacak bir şey söyledi, 'Burası Türkiye, burada bunlar olabiliyor.' Tek söyleyeceğim şey bu. Onun ve tüm yönetimin büyük bir baskı altında yaşadığını ve başka seçeneği olmadığını söyledi."


"İstanbul'da fantastik hatıralar yaşadım, çünkü Galatasaray'da çalışmaktan gerçekten zevk aldım. Her adımda kulübü ve arkasında niye 20 milyon taraftar olduğunu açıkça gördüm. Kulüpte harika insanlar var. Harika iş arkadaşlarım oldu, ancak başkanın da iyi bir yanı vardı. Tek diyeceğim, futbol ciddi bir iştir ve bir denge olmadan yaşayamazsın.

 

Bir maç kaybediyorsun ve reaksiyon ise 3 maç üst üste kaybetmişsin gibi oluyor. Kulüpte bir anda bu kadar negatif enerji yaratılması inanılmaz. Bu kulübün içindeki insanlara da yansıdı. Problem şu ki, eğer mantıklı düşünemezsen, gerçekçi değerlendirmelerin olmazsa, bir mağlubiyet geldiğinde bazı filmlerde olduğu gibi raydan çıkarsın. Bana Beşiktaş ve Fenerbahçe'de de aynı şeylerin olduğunu söylediler."


"Galatasaray sahibi olan bir şahıs kulübü değil. Başkan ve yönetim seçiliyor. Politikada da böyledir, büyük bir sorunla başa çıkman gerekiyor. Bu yüzden muhalefet de çok etkili ve hep aktif. Birçoğu başkanı indirmeyi düşünüyor, sonucu ne olursa olsun. Medyanın da büyük bir etkisi olduğu için, ciddi bir baskı var. Hemen kan istiyorlar, kimse analizle, gerçekçi yaklaşımlarla ilgilenmiyor."


"Büyük, 15 milyon insanın olduğu bir şehirde, harika oyuncuları, yıldızları olan, harika bir ligde olan bir takımı yönettim ve harika ve inanılmaz bir tecrübe edindim. Galatasaray'da teknik direktör olarak çok şey öğrendim ve umarım onlar da benden bir şeyler öğrenmiştir. Tatil her zaman güzeldir. Ailemin yanında olmak ve sakinlik istiyorum. Bana şu anda 3 teklif geldiği doğru, ama çalışmak için doğru yeri seçmek, acele etmek istemiyorum.


Galatasaray teknik direktörü olmam çok kritik değil, bu işi yapmayı seviyorum. Hepimiz Barcelona ya da Real Madrid'in başında olmak istiyoruz tabii ki, ancak ben bu işi yaparken eğlenmeyi öğrendim. Büyük anlaşmalar peşinde koşmak değil olay sadece. Türküye'ye geri dönebilirim teklif gelirse. Harika bir şehir, insanlar harika, futbola sevgileri müthiş, harika statlar var, atmosfer var ve tabii ki çalışmak için gerekli motivasyon var."