Amerikali Turk

Amerikalılar artık otobüse biniyor

  • November 05, 2008 11:21 PM
Küresel krizden gözleri korkan Amerikalılar, otobüsleri tercih etmeye başladı. Amerikalılar tüm dünyayı alt üst eden global krizin gölgesinde yeni başkanını seçerken, kriz nedeniyle ülkede durum biraz sakinleşse de hálá tedirginlik havası hakim. Yeni seçilen ABD Başkanı bu tedirginliği nasıl ortadan kaldıracağı henüz bilinmiyor. Ancak başkanlık seçimlerinin hemen öncesinde yolumuz Chicago’ya düştüğünde, Amerikalılara krizi nasıl hissettiklerini sorup, nabız yokladık.

Hint asıllı taksi şoförü Jharna Yashila, son dönemde Chicago’da krizi fazla hissetmeyenlerden biri. Yashila, krizle ilgili şu değerlendirmeyi yapıyor: "Chicago’da 6 bin 500’e yakın taksi var. Normal zamanda burada her Amerikalı, günde bir kez taksiye biniyor. Son dönemde kent merkezinde çalışanlar için krizin etkisi fazla olmadı. Benzin fiyatlarına bağlı olarak temmuz, ağustos aylarında işlerimiz biraz düştü. Petrol fiyatı artınca insanlar otobüse binmeye başaldığı için yollardaki araba sayısı da azalmaya başladı. Bazıları daha az vergi alınan Wisconsin gibi sınır eyaletlere götürdü arabalarını ve oradan yakıt aldı.Ama şimdi petrol biraz geriledi ve işlerimiz düzelmeye başladı."

Müşteriler azaldı

Chicago’daki Lincoln Caddesi kentin en işlen noktalarından biri. Birçok finans ve iş merkezi bu cadde üzerinde bulunuyor. Caddenin üzerinde yer alan Cafe Descartes’e girdik. Öğlen saatlerinde olmasına rağmen cafede, sadece 3 müşteri vardı. ’Normalde de bu kadar boş oluyor mu’ diye sorduğumuzda Cafe Descartes’in garsonu Meksikalı göçmen Agueda Hoin, "Son birkaç haftadır böyle. Müşteriler eskisi kadar pek sık uğramıyor. Havalar da soğuyunca böyle biraz boş kalıyor" diye konuştu.

Tanrı Amerika’yı korur

Global krizle birlikte yaşamında nelerin değiştiği yolundaki sorumuza Hoin şu karşılığı verdi: "Artık ben kendi adıma kolay para harcamıyorum. İleride ne olacağını bilmiyoruz. O nedenle dikkat etmeye başladım. Diğer insanlar da benim gibi düşünüyor olabilir. Öyleyse de gelmemekte haklılar. Çünkü ben de dışarıda  yemek emek yerine, artık evimde yiyorum. Ben kötü şeyler olacağını düşünmüyorum. Ama tedbirliyim. Çünkü Tanrı Amerika’yı korur."

Müşteri sayısı aynı, ama ucuz ürünler satılıyor

CAFE Descartes’in hemen yanındaki spor (buz hokeyi) mağazasına girdiğimizde, buradaki kalabalık diğer dükkanlardan farklı olarak dikkatimizi çekti. Mağazada çalışan Sarah, satışlarda adet anlamında bir değişim olmadığını belirtmekle birlikte, artık şapka, forma, eldiven gibi ucuz ürünlerin satışının daha öne çıktığını vurguladı. Sarah, "Amerika’da üç B’den vazgeçemiyorlar. Basketbol, beyzbol ve buz hokeyi. Kayıtlarımızda geçen yıl günde 2.200-2.300 dolarlık ürün satarken, şimdiler de bu rakam 1600-1700 dolar kadar düştü. Artık kimse takım ürün veya koleksiyon almıyor" diye konuştu.