Amerikali Turk

Yazarlar

Aciz Türkiye

(5 votes, average 5 from 5)
July 03, 2012 5:17 PM

Kaya BoztepeHer iktidarın da her muhalefetin de doğru ve yanlış yönleri vardır mutlaka.
İyi veya kötü her liderden öğrenilecek bir şeyler de vardır.

En tehlikeli durum nedir sizce?
En çok eleştirilmesi gereken konu?

Kimi Hacı'yla Hoca'nin gizli kavgası diyebilir.
Eğitim.
Üretim.
Yargı.
Yandaş medya.

Bence en tehlikeli durum Padişahlara bile "mağrurlanma, senden büyük Allah var" diyebilen kimsenin olmaması.
Tepkisizlik.
Bir Fenerbahçe taraftarları kadar olamadık, şapka çıkarıyorum ezeli rakiplerimin taraftarlarına.
Helal olsun size.
Gizlice, için için kıskanıyorum sizleri.

Dün ne olduğunu anlayamamış, şehit olan polis babasının tabutuna bakan gözü yaşlı çocuğu düşünüyordum.
Gözü yaşlı Osman ile Ali Kaptan bile daha çok izlenmiştir eminim.

Yazık olmuş bunca şehitlere.
Yok hayır, son 20, 30 yılın şehitlerini kastetmiyorum sadece.
Bağımsız bir Türkiye Cumhuriyeti kurmak için savaşmış şehitlerimizden bahsediyorum.
Sana ne kardeşim.
Çekerdin paşalar gibi İngiliz, Amerikan Bayrağını otururdun oturduğun yerde.
Onurlu bir gelecek içinmiş.
Al sana onurlu gelecek.
"Yunan ordusu Halife Efendimizin ordusu sayılır, esas kafası kopması gereken mahlukat Ankara'da" diyen zihniyet yerli yerinde oturuyor.
Bu lâfı sarf eden şerefsiz için de özel anıt mezar yaptırılıyor.

Dün eski bir komedi filmini bir kez daha izledim.
Osmanlı Cumhuriyeti.
Herkes gülmüştür belki.
Benim yine gözlerim yaşardı.
Aynı geçen haftalarda izlediğim haberler gibi.
Baktım Genel Kurmay Başkanı burnunu çeke çeke ağlıyor.
Ben de ağlıyorum.
Acizligime.
Günahsız şehitlere, su düştüğümüz duruma ağlıyorum.
Sen niye ağlıyorsun Sayın Başkan?
Ağlamadan sorumlu Devlet Bakanımız var çok şükür, sen niye ağlıyorsun?
Elin, kolun bağlı mi yoksa?
Emir ve komuta zinciri içinde.
Başında bulunduğun kurumun terör örgütü diye anılmasından mi rahatsız oldun?
Halefinin terör örgütü kurmak iddiasıyla tutuklu olmasından mi?
Gittin mi ziyaretine, nasılmış, bir ihtiyacı var mi?

Onurlu bir gelecek içinmiş...

Elindeki tarhananın, çamaşırın, çorabın, keçenin, çuvalının, battaniyesinin, tüm mal varlığını gözünü kırpmadan hibe eden,
Mermiler, toplar karşısında süngüyle canını teslim eden,
Kanlarıyla kazandıklarını masada teslim etmeyen,
Kendilerini hiçe sayarak gelecek ve onurları için çarpışan bir nesil.
Okuyan, okuduktan sonra kendilerini Anadolu'ya atan bir avuç idealist.
Yoktan var edilen bir ülke.

Onurlu bir gelecek içinmiş...

Stalin Cumhuriyetin ilk yıllarında bir demeç yayınlıyor.
Ardahan ve Boğazlar konusu bitmemiştir, Rus milleti bunları ele geçirmekten vaz geçmeyecektir diyor.
Bunu radyoda duyan Atatürk gece yarısı apar, topar soluğu Rus sefaretinde alıyor.
Büyükelçiyi uyandırıp talimat veriyor.
Hemen telsizin başına geceksin ve Stalin bu söylediklerini yalayacak.
Bu gerceklesene kadar bir yere gitmiyorum, gelen cevap arzu ettiğim gibi olmazsa soluğu Rus sınırında alacağım der.

Özür kısa sürede gönderilir, Büyükelçi geri çekilir, sonra da Stalin tarafından infaz edilir.

Atatürk sivil hayata geçtikten sonra bir daha hiç askeri üniforma giymemistir.
Tek bir istisna dışında.
Biz Hatay'i geri almak istiyoruz diyen heyeti buyur etmiş, müsaade istemiş ve 10 dakika sonra giymiş olduğu Mareşal üniformasıyla geri gelmiştir.
Heyet üyelerinin şaşkın bakışları arasında "Fevzi Paşa'yi bağlayın" der.
Paşa, heyet burada biz Hatay'i geri alacağız diyor, biz hazır miyiz diye sorar.
Fevzi Paşa hemen kavrar durumu, "hazırız Paşam" der.
Atatürk heyet üyelerine döner, "Hatay'i almak istiyorsanız biz hazırız, buyurun gelin" der.
Şaşkınlıktan afallayıp, makamdan özür dileyerek ayrılan heyet üyelerinin hatıralarını okumak lazım.

Devlet adamlığı böyle bir şeydir.

Dik durmak, onurlu olmak, kifayetli ve bilgili olmak, lider olmak böyle birşeydir.
Bugün bile en az 200 sene önümüzde olan bir efsane budur.

Sen hala İsrail'den özür bekle.
Komşularla sıfır problem açılımı.
İsrail sana karşı ve sana rağmen biz Güneydoğu'da yardım dağıtacağız dese ne cevap verecektin?
Hatta yardımı bize ver biz dagitiriz dedikten sonra "yok illa da biz kendimiz dağıtacağız" diyerek gelselerdi ne yapacaktın?

Suriye provokasyonunu bir kenara bırakalım.
Bir özür de onlardan bekleriz.
Çok ihtiyacımız var, bir de tazminat öderler, "paranın vatani olmaz ya"!

Kardeşim adamlar dalga geçer gibi güle oynaya ırak sınırından geliyor, vuruyor, öldürüyor ve dönüyorlar tık yok.
Nerede Nato?
Kimsenin sesi çıkmıyor!
Alo ses ver diyen var mi?
Genel Kurmay Başkanı ağlıyor.

Onurlu bir gelecek için...

Şehit ailelerine bir göz oda vermeyen devlet baba şimdi bebek katili terörist başını pazarlıklarla ev hapsine göndermeye çalışıyor.
Yakalandığında salya sümük ağlayan o aciz katil parçası!
Bir anda herşeyi satıp beni affedin, beni öldürmeyin, beni kullanın, ben size yardım ederim diyen eşkıyayı zorla adam yerine koymayı bir tek biz becerebilirdik zaten. Teröristleri zafer işaretleri gölgesinde açılım diye buyur eden zihniyetten daha farklı bir çözüm mu düşünüyordunuz yoksa?

Yapmayın.
İktidar bu iktidar sarhoşluğu içinde özgürlüklerin ne derece kisildigini düşünsün.
Boilgede siyasete ve özgürlüğe yön verebil
Hükümeti değil devleti düşünsün.
Muhalefet Fenerbahçe taraftarlarını örnek alsın.
Herkes elini biraz vicdanına koysun.
Biraz düşünsün.

Onurlu bir gelecek için...

 

Kaya Boztepe