Amerikali Turk

Yazarlar

Sözde Ermeni Meselesi Tarih Karşısında Her Zaman Bozguna Uğrar!..

April 29, 2011 4:10 AM

okkes agaogluAKILLANMAYAN Amerikalı ve Ermenistan Ermenileri, “Acaba ne yapmak istiyor?” diye bir soru aklımıza takılıveriyor. Tabii aslında biz  biliyoruz ne  stediklerini ve ne yapmayı arzu ettiklerini... Ama gereksiz ve boş arzular peşinde koşarak bir ülkeyi ömür boyu cezalandırmaya çalışıyorlar.

İşte onu yapmayı başaramazlar. İlk önce kendi pisliklerini ve kendi düşmanlıklarını analiz etsinler bakalım. Ama ederken de dürüst ve adam gibi doğruları tespit etsinler. Örneğin, o kadar güvendikleri Amerika’nın neler yaptığını ve kendilerinin de bu ülkede neler yaparak hangi ülkelere baskıyla canlı cenazeye döndürdüklerini araştırsınlar. Araştırsınlar ki kendi yüzlerini daha iyi görebilsinler.

Biz burada tarih kitaplarından alıntılar yaparak pekala kilometrelerce satırları dökebiliriz. İnanın (değil bu köşe) binlerce köşe olsa yetmez. Ama onlar, bir palavranın ve bir saçma - sapan ülkenin garantisinin peşinde koşarak siyasi gereksizlikler peşinde koşmaya devam ediyorlar, fakat aldanıyorlar. İlk başta şu soruları soralım bakalım şu heyecanlı ve bir o kadar da acemi Ermeni diasporalara:  “Türkiye, Çanakkale Savaşı’nı kimle yaptı? Herhalde kendi kendine
yapacak hali yoktu.”

“İngilizlerin Türkiye’de ne işi vardı?”

“Fransızların Türkiye’de ne işi vardı?”

“Anzakların Türkiye’de ne işi vardı?”

“Yunanlıların Türkiye’de ne işi vardı?”

Diasporacı geçinen asalaklar, ilk önce bu sorularımıza cevap versinler ve ondan sonra da diğer sorularımıza...

Ayrıca...

Türkiye anlı - şanlı tarihiyle dimdik ayakta dururken ve bir o kadar da tarihe sahip çıkarak, “Erkekseniz tarihçilerle karşımıza çıkın. Hatta öyle süper güç Amerika’nın kucağında yaramaz çocuklar gibi sağa - sola saldıracağınıza... Ve de o ülkenin siyasi gücünden medet umarak hareket etmeye  alışacağınıza... Türkiye gibi kimseye ve hiçbir ülkeye güvenmeden”, ama bir tek tarihine ve ordusuna güvenerek ortaya çıkın da görelim bakalım?..

İşte bunu yapamazsınız. Yapsanız da anında tükenirsiniz. Bunu çok iyi bildiğiniz için yıllarca Amerikan başkanlarından medet umarak her nisan ayında çocuklar gibi mama istiyorsunuz. Bunu yaparken acaba hiç düşündünüz mü, “Bizler ne yapıyoruz?.. Şu anda Türkiye’de yaşayan Ermeni soydaşlarımızla bizim aramızda çok fark var mı?.. –Ki var, çünkü buradaki Ermeni vatandaşlarımızın hiçbir sorunu yok. Onlar bizim kardeşimiz, dostumuz, komşumuz, hatta ve hatta arkadaşımız– Onlar neye güvenerek bu kadar sessiz kalabiliyorlar?” diye kendi kendinize sorduğunuz olmuyor mu? Eğer olmuyorsa bir sorun kendi kendinize...

Alacağınız cevap aynen şu olacaktır: “Biz Türkiyeliyiz. Bu ülke bizim ve bu ülkede çok rahatız. Evlatlarımız bile bu ülkeyi çok seviyorlar. Asker bile oluyorlar.” Evet... Alacağınız cevap aynen bu olacak. Tabii insanlık adına alacağınız daha çok dersler var bu ülkede. Ama sizler bunu görmezden gelirsiniz. Çünkü bütün emeliniz Türkiye’yi köşeye sıkıştırmak... Türkiye’den toprak istemek... Türkiye’yi tazminat yoğunluğuyla boğmak... Ve sonra da itibarını zedeleyerek ekonomik göstergelerini bozguna uğratmak... Sonra da bayrağı dikmek...

Sizin hayaliniz bu. Ama yok öyle yağma...

Hem o kadar düzgün insansanız neden Amerika’nın yaptığı katliamları soruşturmuyorsunuz?

14992 - 1514 tarihleri arasında Kızılderili katliamında 8 milyon insan öldürüldü.

1945 yılında Japonya çok büyük acı çekti. Çünkü Hiroşima’ya ve Nagazaki’ye atılan atom bombalarıyla 350 binden fazla insan öldürüldü.

2003 yılında da Irak işgaliyle 1 milyon 250 bin insan hayatını kaybetti.

Şimdi kim diyebilir ki, “Amerika özgürlükler ülkesi?”

Kim diyebilir ki, “Demokrasinin beşiği?..”

“Ya zencilere yapılan gaddarlıklar?..”

BATI’NIN YÜZ KIZARTAN KATLİAMLARI...

Burada tam yeri gelmişken biz de kendilerini çok temiz sanan Batılıların ne kadar elleri kanlı olduğunu şu ansiklopedik bilgilerle cevaplandırmak istiyoruz:

FRANSA: Cezayir işgali sırasında binlerce direnişçiyi katletti...

SOVYETLER: Stalin döneminde (1934 - 1939) Ahıska Türkleri, Kırım Tatarları ve Yakut Türkleri sorunlu göçe maruz bırakıldı. Sibirya’ya sürülen Kırım Tatarlarından 200 bini yollarda öldü veya öldürüldü...

ALMANYA: 1891 yılında Namibya’da yerel Herrero ve Nama halkındanyaklaşık 132 bin yerliden geriye 15 bini sağ kalabildi. 1933 -1945 yılları arasında Yahudiler başta olmak üzere diğer milletlerden veya etnik gruplardan 21 milyon insan topluca öldürüldü...

İNGİLTERE: 1788 -1938 tarihleri arasında Avustralya’da 750 bin Aborjin’den geriye 31 bin kişi kaldı...

AMERİKA ve İNGİLTERE: 2. Dünya Savaşı’nın sonunda Dresden kentine sığınan Alman göçmenlerinin üzerine üç gün süreyle havadan bomba
yağdırdı. 200 bin kişi öldü...

YUNANİSTAN: Etnik ve kültürel baskı sonucu Batı Trakya’da 400 bin Türk bölgeyi terk etmek zorunda kaldı...

BULGARİSTAN: 1970 - 1989 yılları arasında 1.5 milyon Türk Pomak ve Çingene’ye karşı asimilasyon kampanyası başlattı. 310 bin Türk’ün isimleri polis zoruyla değiştirildi. 360 bin Türk, Türkiye’ye göç etmek zorunda kaldı...

ERMENİSTAN: Ermenistan askeri gücü 1992 yılının Şubat ayında Hocalı köyüne saldırı düzenledi. Tabii bununla da kalmadı ve binlerce sivili
gözlerini kırpmadan vahşice öldürdü...

KIBRIS RUM KESİMİ: EOKA üyeleri, 100 Türk’ü öldürdü, 30 Türk köyünü de yaktı. 1963 yılında EOKA’cılar yeni bir etnik temizleme planını
devreye sokarak 500 Türk’ü öldürdü. 25 bin Türk de evlerini terketti.Türkiye’yi, sözde Ermeni meselesi var diyerek cezalandırmak isteyen palavracı diasporacılara ve onların yalakalarına şunu söylemek isteriz: Saçma sapan asılsız iddialarla yola çıkan cahiller, palavraların arkasına sığınacaklarına, Batı  aleminin; yukardaki tarihlerde kıyımlarının heasabını versinler bakalım. Ayrıca, bir de bunlara Sarkozy’i ekleyelim. Fransa’nın başaktörünün
UMP’den bugüne kadar süregelen zaman içinde bir laf etmişti. O da şuydu: “İsrail, Türkiye’den daha Avrupalı...”

Türkiye, İsrail gibi Filistin’in zayıf ve zavallı duruşundan yararlanarak insanın canını almıyor. Her gün kıyım  yaparak, misket bombaları atarak çoluk - çocuk öldürmüyor. Onun için Avrupalılık insan öldürmek ise –Ki, düşündükleri tek şey zayıf kalan ülkeleri istila etmek– Türkiye Avrupalı değil. Ve bundan da gurur duyar.

YOUNG TURKS DERNEĞİ’NE TEŞEKKÜRLER

İlk başta Türkiye’yi böylesine haksız saldırılar yaparak dünyayı kandırmaya çalışan tarih cahillerine karşı Times Meydanı’nda “Ermeni Kınama Yürüyüşü”nü organize eden “Young Turks Derneği”ne binlerce teşekkür.

Ayrıca, diaspora, Türkiye’deki Ermenileri merak mı ediyor?.. O zaman onlara şu haberi verebiliriz: Türkiye Ermenileri Ruhani Lideri Tatul Anuşyan, Hatay’ın İskenderun ilçesinde bir araya gelen cemaat mensuplarından Türkiye’nin mutluluğu ve verimliliği için dua etmelerini istedi.

Neden mi?

Çünkü Türkiye’de çok mutlular. Acaba Diaspora neden Türkiye’ye gelip de Ermeni vatandaşlarla görüşmez?

Görüşmezler, gelmezler de. Gelirlerse söyledikleri bütün yalanlar ortaya çıkacak. Çünkü Türkiye’deki Ermeni vatandaşlarımız rahatlar ve burada seviliyorlar. Onlar da Türkiye’yi seviyor.

Ayrıca, buna ek olarak, İspanya Meclisi’nin Dışişleri Komisyonu, 1915 olaylarına ilişkin sözde Ermeni iddialarının tanınmasına yönelik bir öneriyi de reddetmişti.

Ne zaman mı?

Mart ayının 15’inde. Yıl olarak da 2011. Yani daha taze. Bu kadar yakın zaman diliminde alınıyor bu karar. Ama bunun yanında öyle bir gelişmeler oluyor ki, Macaristan Parlamentosu da, Ermenilerin Dağlık Karabağ'da Azerilere karşı toplu katliam gerçekleştirdiğini tanıyan bir karar tasarısını gündemine alıyor.

Evet... Kim ne derse desin, Türkiye; hiçbir zaman ne katliam yapmıştır... Ne de yapanla bir olmuştur. Türkiye ezelden bugüne kadar hep barış yanlısı olmuş ve desteklemiştir. Bunun aksini söyleyen, tarih kitaplarını açsın ve bir okusun.

Diasporacılara önerimiz, tarihle yüzleşmeleridir. Korkak davranarak, tarihte olmuş bitmiş olayları (olmamış gibi) örtbas etme sevdalılığına kapılmak pek de akıllıca değil. Bu kapılış ancak ve ancak ilkokul öğrencilerine yaraşır.

Oysa Türkiye, her zaman “Arşivleri açalım, tarihçilere bırakalım... Kararı onlar versin. Biz tarihle yüzleşmeye böyle hazırız. Siyasi kararlarla tarih yazılmaz” dedik. Ama acemi Diasporalar, halâ bu işi çelik -çomak oynayan çocuk oyununa benzetme çabasında. Nasıl ki Fransız Senatosu acemi Sarkozy’nin her şeye sarkmasını “İnkar yasasına hayır diyerek” engellediyse... Aynı şekilde ABD Kongresi de,  acemi diasporalara dur diyebilmelidir.

Tabii diyebilirse...

Ökkeş Ağaoğlu - Amerikali Turk
okkesa@gmail.com