Amerikali Turk

Yazarlar

Amerika, Sözde Ermeni Meselesini Türkiye Güçlenmesin Diye Yapıyor

June 22, 2011 12:18 PM

okkes agaogluHER sene demoklesin kılıcı gibi sözde Ermeni meselesini önümüze çıkaran Amerika, yine aynı konuda inadına hareket ediyor. Bunu yaparken de, Ermeni lobisine karşı gelemeyişini bahane ederek politikanın iğrenç siyasetine dört elle sırılıyor. Bugün de aynısını yapıyor.

Ama iş kendi menfaatleri doğrultusuna gelince, “Türkiye 50 yıllık müttefikimiz” diyerek böbürlene böbürlene anlatıp duruyor. Fakat ne ilginçtir ki, 1 Mart tezkeresi ile Irak’ın kuzeyinden Amerikan askerlerinin girmesi olayına izin çıkmayınca, (yine sözüm ona)
Amerikan aleyhtarlığı bahanesiyle Türk düşmanlığı düşüncesi tekrar yeşertiliveriliyor.

Son olaylar da bunu göstermiyor mu?

İşte bugün de sözde Ermeni meselesi tekrar tekrar hortlatılmaya başlandı. Neymiş efendim, “soykırım” olmuş... Halâ utanmadan -
sıkılmadan tarihçilere bile saygı duymadan sırf kendi politikaları doğrultusunda tekelci anlayışla Türkiye’yi kendi topraklarında hapsetmeye çalışıyorlar.

Sadece hapis mi?

Tabii ki değil...

Bu meselenin arkasında Türkiye’yi bölme olayı var. Bakın ilk başta ne yapacaklar?

1– Sözde Ermeni meselesini Türkiye’ye kabul ettirip özür dilettirecekler.

2– Dünya Ermenileri birlik olup Türkiye’ye tazminat davaları açacaklar.

3– Türkiye’de yaşayıp da göç eden Ermeniler tekrar Türkiye’ye dönmek isteyecekler ve evlerinin verilmesi talebinde bulunacaklar.

4– Ve Osmanlıyı parçalamanın esas nedeni olan Kürdistan topraklarının sınırlarını Türkiye’yi parçlayarak kurmak ve Türk toplumunu da kendi topraklarında esir  etmek için çaba harcayacaklar. Yani savaşta değil masa başında Anadolu’yu esir alacaklar.

İşte tüm hevesler bu dört madde üzerinde yoğunlaşıyor. Düşünsenize, koskoca Amerikan devletine giden Genelkurmay Başkanlığı yetkilileri, Pentagon ziyaretlerinde Türkiye haritasının Kürdistan topraklarıyla hayali bir bölünme noktasına getirilerek hem siyasi ve hem de fiziki haritayı duvarda asılı görüyorlardı. Ve hemen Pentagon yetkilisine itirazda bulunmuşlardı. Pentagon ise, “Özür dileriz” dümeniyle hayallerini süsleyen haritayı o anlık kaldırmışlardı. Oysa Türkiye’nin bütün sınırlarını çok iyi bilen... Irak savaşında bu sınırları çok iyi bildiği için planlar üreten bir ülke olan Amerika, yeri gelince de parçalanmış bir Türkiye haritasını astıktan sonra, “Pardon, bilmiyorduk” diyebiliyor. Siz buna inanıyor musunuz?..

Bugün ise, bu haritanın hayalini Ermeniler desteklemekte. Sadece onlar mı?

Tüm dost bildiğimiz Avrupalı sinsi ülkeler de bu harita doğrultusunda Türkiye’ye dönük politikalarını daha da ateşleyerek hırslarını dışarı vurmada herhangi bir sakınca dahi görmemişlerdir. Bugün yakaladıkları PKK canilerini besleyip misafir muamelesi yapan Fransa ve diğerleri, katilleri destekleyen politikalarını devam ettirmektedirler.

ÇINAR VE KAPLAN’IN ÇABALARI...

Amerikalı Ermeni diasporası, öylesine kötü şeyler yapıyor ki, buna karşılık Obama ve ekibinin insanlık adına büyük çabalar ve gayretler sarfettiklerini de kimse söyleyemez. Bakar mısınız, Ermenistan daha düne kadar Türkiye’ye zeytin dalı uzatıyor ve sınırların açılması ve ticaret ile siyasi ilişkilerin normalleştirilmesi için koşulsuz her şeye evet diyeceklerini Ankara’ya iletiyor. Ama bir de bakıyorsunuz ki, Ermeni lobisi, sanki yangından mal kaçırırmışcasına hiddetleniyor ve kan düşmanı gibi Ermenistan’ı durdurarak Türkiye’ey olan o azgın dişlerini göstermeye başlıyor. Buna da en çok desteği veren Fransızların miniskülü Sarkozy de, (yeter ki Müslüman olsun) hangi ülke olursa olsun saldırmak için o çirkin yüzünü göstermekten hiç geri kalmıyor.

Oysa hem dünyada ve hem Amerika’da Türk dostu öylesine Ermeni vatandaşlar var ki... Bu yapılanlardan mutlaka rahatsızlık
duyuyorlardır.

Hatta Kongre üyesi yetkili ve etkili kişilerden olan New York Bölgesi Kongre Üyesi Nita Lowey’in ATAA Başkan Danışmanı Ali Çınar ve TADF Başkan Yardımcısı Can Kaplan’la yaptığı görüşmede “Amerika bu konunun dışında kalmalı” mesajını iletirken, Türkiye’nin davasında ne kadar haklı olduğunu çok iyi biliyordu.

Kongre Üyesi Lowey, "Kongre tarafsız kalmalı"

Aslında Amerika çıkarları doğrultusunda olduğu için İsrail ve Ortadoğu değişiminde çok etkisi olacağına inandığı Türkiye’ye hep farklı gözle bakmıştır. Ama ne zaman ki bu menfaat biter, işte o zaman Amerika 90 derece döner. Onun için “Bugün bugündür” diyerek Türk - Amerikan toplumları arasındaki sıkı bağları daha da sağlamlaştırmak ve Türkleri Amerikan toplumuna daha iyi anlatabilmek için oldukça yoğun çabalar sarfetmeliyiz.

Örneğin, Türkiye’deki günlük yaşantının tıpkı Araplar gibi olduğuna inanan bir Amerikan toplumu var karşımızda. Ve bu toplum, Türkiye’yi de Arapların kralcı zihniyetine benzettiği için Ankara’yı Ortadoğu ülkesinin bir parçası gibi görmeye devam etmektedirler. İşte tam da burada Amerikan Türk derneklerinin işbirliği ile hazırlanarak Türkiye’nin tanıtılmasına katkıda bulunulması için Ankara’ya baskı yapılmasının artık şart olduğu zaruridir.

AMERİKA BÜYÜK PLAN PEŞİNDE...

Ermeni diasporası yine asılsız hayaller peşinde koşarken, Amerikalı yetkililer de işine geldikleri gibi davranarak “Bakın biz masumuz.
Maalesef Ermenileri durduramıyoruz. Kongre’ye bu konuyu ikide-bir getiriyorlar. Elimizden geleni yapıyoruz” palavrasına yatarak
Ankara’yı hep dizginlemeye çalışmaktadırlar. Oysa Amerikalı üyeler, Ermeni oyununu durdurabilir ve etkinliklerini de bastırabilirler. Ama bu işlerine gelmiyor.

Neden mi?..

Çünkü Türkiye’nin güçlenmesini istemiyorlar. Eğer destekliyoruz derseler –Ki diyorlar– bu yalandır. Ayrıca Amerika, Avrupa Birliği’nde Türkiye’yi destekleyecekse, Kıbrıs Türk Kesimi’ne sivil uçaklarını indirsinler de görelim bakalım. Bakın o zaman Yunanlılar ve Rum Kesimi nasıl yaygara koparacak. Çünkü Kıbrıs Türk Kesimi’ne uygulanan ambargo delinmiş olacak. Ama Beyaz Saray bunu yapmaz. Ayrıca bugün Euro’yu bile Amerika’ya karşı silah olarak kullanmak için icat eden Avrupalı karşısında bile Türkiye’yi hep ikinci plana atan Obama ve diğerleri meydana çıkıp “Biz Türk dostuyuz” demesin. Buna çocuklar bile güler.

Ayrıca Ortadoğu’da büyük planlar hazırlamak için ileriye dönük projelerini hayata geçirmeye çalışacak olan Amerika, bugün bu
planlarının kimsenin farkında olmadan yürürlüğe konulmasını istiyor. Ama bunu yaparken de, kimsenin canını sıkmadan, sadece ve sadece “Amerika aranan ülke olsun” düşüncesiyle ülkeleri Amerikan emperyalizmine muhtaç etmeye çalışıyor. Palavradan Amerikan hayalini hortlatmaya çalışıyor.

Ama bu planı bozacak tek ülke Türkiye’dir. Onun içindir ki Ankra’nın çok değişen hükümetlerini ve çok değişen politikalarını kendi
siyasetine bir türlü oturtamayan Washington, Türkiye’yi durdurmanın yolunu Ermenilerin yapacağı hareketlerde buluyor.

Newsweek Dergisi’nin Niall Ferguson imzasıyla yayımlanan, “Ortadoğu’nun Bir Sonraki İkilemi” yazısında bakın ne yazıyor:
“ABD'nin Büyük Ortadoğu'daki askeri varlığını azaltması noktasında, Cumhuriyetçi başkan adayları ile Başkan arasında mutabakat
bulunduğu... Hiç kimsenin yanıtlamak istemediği sorunun ise ABD'nin buradan çekildikten sonra neler olacağı sorusu olduğudur.”

Bunu yazıyor yazmasına da, bir de üstüne üstlük kötü senaryoları da arka arkaya sıralıyor: 1– “Mutlu senaryo” ile Batı kucaklanıyor... “Kabus senaryosu" ile ya iç savaş ya da İslami devrimi oluyor... Son olarak da “Yeniden canlanmış bir Osmanlı İmparatorluğu.”

Yani bu olasılıkları sarılarken, bu yazar kalemini silah gibi kullanıyor ve Türkiye’yi o kadar ucuz politikalara alet ediyor ki, iç
savaşla birlikte İslam devrimiyle İran benzetmesini de yapmaktan geri kalmıyor. Ama asıl ciddi olan olay ise, Osmanlılık oluyor.

Peki Osmanlı olursa ne olur?

Tabii ki Osmanlının o bağışlayıcı ve gözetici devlet yapısı Washington’un işine gelmeyişi olur. Deniliyor ki, “Türkiye Osmanlı
gibi ayaklanırsa bu, bizim için çok kötü olur.”

Bu ne demek?

Tabii ki Türkiye’nin, Amerikan çıkarlarını Ortadoğu’da gözetmeyeceği düşüncesinin akıllara kazınacağı için... Arap aleminin insani
yaşamlarına demokrasiyi de katıp barış içinde yaşatacağı için... Türkiye’yi şimdiden kendine düşman ilan ediyor demek. Yani bu yazarın yazdığı  yazısının açılımı şöyle olmalıdır:Amerika’nın Osmanlı  korkusu.

İşte sırf bunun için Amerika, sözde Ermeni meselesini gizliden gizliye hortlatarak Türkiye’yi hep bu konuyla meşgul ederek kendine hapsetmek istiyor. Ve son dakikaya kadar, “Kongre’ye ulaşmaya çalışıyoruz...” derken, Obama da, “Büyük felaket” diyerek her iki tarafa da şirin görünerek gücünü göstermeye çalışıyor.

Artık yeter. Türkiye bu konuya son noktayı koymalıdır. Amerika’daki derneklerimizi bilgilendirerek... Ayaklandırarak... Bu derneklerde görevli hatırı sayılır temsilcilerimizi maddi - manevi dopingleyerek senatodaki Türk dostlarına ulaşılarak işi son ana kadar sürümcemede bırakmamaya çalışmalıdır.

 Ökkeş Ağaoğlu, Amerikali Turk