Amerikali Turk

Yazarlar

Türk Tarihi Karşısında Ezilen Obama, Sarkozy Gibi İkiyüzlü Davranıyor!...

(1 votes, average 5 from 5)
April 30, 2012 11:40 PM

okkes agaogluHER zaman Türklerin tarihi geçmişi, muazzam ve şaşaalı bir şekilde tarih kitaplarında yer almıştır. Bu kitaplar ve özellikle onu yazan yazarların kalemlerinden çıkan sözler, Türk tarihinin dünya nezdinde gerçekten de çok büyük başarılara imzasını attığını kanıtlamışlardır.

Ama gelin görün ki Türkleri her zaman kendilerine düşman olarak görmüşlerdir. Bunu bugün de görebiliyoruz. Aynı düşünceler ve aynı konuda düşmanlıklar derinliklere kadar inen o hain siyasi manevralarla daha da gün yüzüne çıkmaktadır. Mesela bugün sözde Ermeni meselesini sürekli gündeme getirerek iç politikalarına malzeme yapan yabancı politikacılara, "Bunu neden böyle yapıyorsunuz?" diye sorulduğunda, verdikleri yanıt aynen şu oluyor: "Efendim bu, politikanın gereği. Politikada böyle şeyler gayet normal ve olağandır. Eğer bunlar normal karşılanmaz ise, olağan ve normal değildir."

Hadi buyrun. İnsan bir sevdiğini politika olsun diye malzeme yapar mı?.. 

Ama bu, Amerika olursa yapar...

Fransa olursa yapar...

ŞİMDİ GELELİM ASIL MESELEYE...

Obama 24 Nisan konuşmasında yine Ermeni diasporasının aşırı baskısına dayanamayarak Türkiye aleyhinde üstü kapalı da olsa bir açıklama yaparak (aklınca) her iki tarafa da yaranmak istiyor. Ama bunu yaparken hem dünya hukukunu siyasete alet etmek açısından hata yapıyor... Hem de o sözü söylemese de Ermenilere karşı hep şirin görünmeye çalışıyor. Bunları yaparken de "Türkiye'ye karşı başarılı politika sergiledim" düşüncesiyle Türkiye'nin yetkili ve etkili organlarına "dikkatli olun" mesajını iletiyor.

Ama Obama, eğer Türkiye'ye karşı "Kötü niyetli değilim" diyorsa o zaman neden illaki 24 Nisan tarihinde bir konuşma yapıyor?

O tarihte konuşma yapmasa ölür mü?..

Kendisinden beklenen o konuşmayı hiçbir zaman gündeme getirerek konuşmayı gerçekleştirmesin. Ne yani, konuşmazsa... O demeci vermezse bir şey mi olur?..

Ama hayır, "O konuşmayı yapmalısın" dayatması, Obama'nın kendi benliğinde var. Yani o konuşmayı kendisi bizzat yapmak istiyor. Çünkü ne olursa olsun, onların kanında var yalan beyanlarla demeçler verip oy kapabilmek. Oysa Türkler hiçbir zaman böyle yalaka takımlar için, çanak yalayanlar için yalan - yanlış demeçler vererek karşı ülkelerin gururunu ve onurunu incitmemiştir. Zaten bu tür davranışlar, Türklerin tarihinde dahi yoktur.

Ama gelin görün ki Obama kendi tarihini onaylarcasına bu yanlışları yapmaktadır. Çünkü iftira atmalar adamların kanında var. İlk önce Obama şunu gözönüne almalıdır:

1) Türkiye bir NATO üyesidir.

2) Türkiye, Birleşmiş Milletler'e de üyedir.

3) Dünya barışına katkıda bulunmak için çeşitli ülkelerde barış askerlerini temsil etmek için Mehmetçik'i görevlendirmiştir.

4) Çeşitli operasyonlarda Amerikan güçleriyle birlikte hareket etmektedir.

5) Dünya terörünü kınamaktadır.

6) Kendi ülkesindeki insanlarına baskıyı kabul etmediği gibi, herhangi bir yabancı ülkenin insanlarına yapılan baskıyı da asla kabul etmemektedir.

7) Ortadoğu'da kilit anahtar rolünde bulunduğundan dolayı, saçma sapan ifadelerle Türkiye küçük düşürülmemeli ve onuruyla oynanmamalıdır.

8) Doğulu süper güçlere karşı Ortadoğu'da müttefik dost olarak gördüğü Türkiye eğer sözde Ermeni meselesiyle aşağılanacaksa, bunun getirisinin değil, götürüsünün daha büyük olacağını Obama bilmelidir.

İşte bu can alıcı sekiz maddeye aksi davranan Obama ne yapıyor?

Türkiye'yi cezalandırmayı hem (istiyor) ve hem de (istemiyor)muş gibi davranarak, aslında kendi koltuğunu sağlama almaya çalışıyor. Ama bunu yaparken, "Ben güçlüyüm. Süper ülkeyim ve ne dersem o, mutlaka olur" kafasıyla hareket edip Türkiye'nin üzerine sözde Ermeni meselesiyle geliyor, bu da Sarkozy asalağının yaptığı hatalarından bir farkının olmadığını paylaşmış oluyor.

Obama'nın 24 Nisan'da verdiği demeç sadece ve sadece Osmanlı için verilmiş bir demeçti. Sanki dünyada bir tek Osmanlı vardı ve o ülke tüm dünyayı kasıp kavırıyormuş gibi... Oysa ne çabuk da unutuldu Osmanlı'yı devirmek için istila güçlerinin Anadolu'yu işgal etmeleri. 

Obama sanki bunları bilmiyor mu?

Biliyor. Hem de öyle bir biliyor ki...

Ama hukuk devleti ve hukuk dünyası diyeceksin... Modernleşme adı altında evrensel hukuku dünya devletlerine entegre etmeye çalışacaksın... Ama iş, dönüp - dolaşıp Osmanlı'ya (Türkiye'ye) geldiğinde ne hukuku, ne de guguku tanıyacaksın. Ve hiçbir tarihi bile incelemeden utanmadan ortaya çıkıp (sözde) soykırım yapıldı diye papağan gibi öteceksin. Şu Obama denen asalak da Sarko'nun başka bir versiyonu. Düşünün bir kere, istila güçleri Anadolu'ya gelecek. Ondan önce Rusya, Osmanlı topraklarında yaşayan Anadolu Ermenilerini kışkırtacak ve silahlandırıp Osmanlıya isyan edecek. Hatta istila güçlerinin askeri elbiselerini giyecek. Türkler de silahlarını bırakıp, "Hadi gelin vurun beni. Burası sizin vatanınız" mı diyecek?

Doğruyu arayan Obama asalağı da zencilere yapılan kıyımın hesabını beyaz Amerikalılardan sorsa ya. Acaba bunu sorabilir mi?.. 

İlk başta Obama kendi çöplüğünü temizlemeli ve dünya ülkelerine örnek olmalı. Ondan sonra aynı güzellikte hukuku ve arşivleri inceleterek Ermeni diasporası bozuntularının ağzının payını vermelidir. Hatta söylenen şu sözler de vardır: "Osmanlı arşivi ve Rusya ile Amerikan arşivleri bütün dünya tarihlerini incelemeye yeter de artar bile."

Ayrıca, Reagan'ın hukuk danışmanının bir söyleşisinde, "Türkleri inceledik ve soykırım yapmadıklarını kanıtlayacak belgeler elde ettik" açıklamalarını okumadı mı Obama? 

Okumuştur, bal gibi de okumuştur. Ama işine gelmiyor. Koltuğu kaybetmemek uğruna bir ulusun üzerine iftira atmaya  çalışacak kadar sorumsuzluk yapmakta.

Madem Obama bu kadar dürüst ve bu kadar hakkaniyetli bir kişi, o halde Ermenistan'ın yaptığı Hocalı katliamını niye görmüyor?..

Peki Türkiye'ye vahşice saldıran emperyalistlerin Anadolu'da binlerce Türk'e yaptıkları vahşi katliamlara ne demeli?..

Ulu Önder Atatürk'ün Nutuk kitabında özenle ve itinayla kaleme aldığı şu tarihi bilgileri aynen sunuyoruz:

"...Efendiler, yapılmış olan teklifin ne derece yersiz olduğu hususunda bir fikir verebilmek için, biz de o günlerle ilgili bazı durumları hatırlayalım. Şüphe edilmemek gerekirdi ki, Ermeni katliamı konusundaki sözler, gerçeğe uygun değildi. Aksine, güney bölgelerinde, yabancı kuvvetler tarafından silahlandırılan Ermeniler, gördükleri koruyuculuktan cür’et alarak bulundukları yerlerdeki Müslümanlara saldırmakta idiler. İntikam düşüncesiyle her tarafta insafsız bir şekilde öldürme ve yok etme siyaseti gütmekte idiler. Maraş’taki feci olay bu yüzden çıkmıştı. Yabancı kuvvetleri ile birleşen Ermeniler, top ve makineli tüfeklerle Maraş gibi eski bir Müslüman şehrini yerle bir etmişlerdi. Binlerce çaresiz ve suçsuz ana ve çocukları işkenceyle öldürmüşlerdi. Tarihte bir benzeri görülmemiş olan bu vahşeti yapan Ermenilerdi. Müslümanlar yalnız namuslarını ve canlarını korumak için karşı koymuş ve kendilerini savunmuşlardı. Yirmi gün süren Maraş katliamında, Müslümanlarla birlikte şehirde kalan Amerikalıların, bu olay hakkında İstanbul’daki temsilcilerine çektikleri telgraf, bu faciayı yaratanları, yalanlanamayacak bir şekilde ortaya koymakta idi.

Adana ili içindeki Müslümanlar, tepeden tırnağa kadar silahlandırılmış olan Ermenilerin süngülerinin baskısı altında her dakika öldürülmek tehlikesi ile karşı karşıya bulunuyorlardı. Canlarının ve bağımsızlarının korunmasından başka bir şey istemeyen Müslümanlara karşı uygulanan bu zulüm ve yok etmek politikası, medeni insanlığın dikkatini çekecek ve onları insafa getirecek nitelikte iken, aksinin yapıldığını iddia ederek ondan vazgeçilmesini isteme gibi bir teklif nasıl ciddi olarak kabul edilebilirdi? (s. 260,261)"

Atatürk'ün bu açıklamaları arşivlerde değil, Nutuk kitabında mevcuttur. Ayrıca arşiv niteliğindeki önemli tarihi bilgileri yine bu kitapta bulmak mümkündür. Ama Ermenistan'ı, Rusya'yı, İngiltere'yi, Fransa'yı, İtalya'yı ve Yunanistan'ı rezil edecek kadar bilgiyle donatılmış olan arşivler, emperyalistlerin utanç defterini oluşturmaktadır. İşte bu yüzdendir ki asalak Batı alemi, (Amerikan güdümünün de desteğiyle) lafta ve sözde hareketle, arşivler açılmadan Türkiye'yi cezalandırma yoluna gitmektedirler. Ama avuçlarını yalarlar. Bu o kadar kolay ve basit bir konu değildir.


Ökkeş Ağaoğlu - Amerikali Turk