Amerikali Turk

Yazarlar

Terörden Çok Çeken Türkiye Büyük Bir Tuzağa Çekiliyor!..

May 29, 2012 12:48 AM

okkes agaogluTÜRKİYE terör belasından dolayı epey canlar verdi. Şehitler ve gaziler verdi. Fakat bitirilmesi için epey çalışmalar yapıldığı halde bir türlü cinayetleri durduramadı.

Neden?..

Nedeni, insani düşüncelere sahip olduğu için.

Kürt annelerin ızdırabına ortak olduğu için.

Ama terörü destekleyenlerin, ne asker şehitlerine... Ne sivil şehitlere... Ne de çoluk çocuğu insafsızca öldürmelerine kulak asmıyor... Aksine, dağdaki terör canilerini koruyarak Türkiye Cumhuriyeti topraklarında ahkam kesiyor.

Bu gücü hem Türkiye’nin demokrasi sisteminden alıyorlar... Hem de Türk’ün insani duygularından. Ama gelin görün ki ne yaparsanız yapın, nasıl ederseniz edin, bir türlü bu caniler yola gelmiyor. İnsan öldürmeyi meziyet sanıyorlar. Dağlarda yaşarken, Türkiye topraklarında hakları olduğunu iddia ediyorlar.

– “Peki bu caniler ne istiyor?..”

– “Tabii k Türkiye’yi bölmek istiyorlar...”

– “Buna nereden başlamak istiyorlar?..”

– “Tabii ki Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nden...”

– “Neden Güneydoğu?..”

– “Elbette sınır olduğu için. Bir de bu bölgeye yatırım olmadığı için kalkınamış bölgeyi etkilemenin daha kolay olacağı düşüncesini taşıdıkları için...”

– “Peki bunlara o aklı veren kimler?..”

– “Rusya, Ermenistan, Amerika ve Avrupa’nın sinsileri...”

TERÖRÜN TARİHİ ESKİYE DAYANIYOR...

Türkiye, Osmanlı döneminde yapılan hesaplarla yaşatılmak istenmedi. Osmanlı’yı haritadan silip atmak için epey çalıştılar küstahlar. Sonunda Ermenistan’ın kurduğu hayali bir bölme düşüncesi Türkiye’ye uygulanan bir terör odağının başlangıcını oluşturuyordu. 

Yani Ermenistan’ın Türkiye’nin doğusunu bölerek büyük bir ülke kurma hevesleri vardı. Yıllarca terör örgütünü beslediler ama Türkiye’yi bölemediler. Hatta Ermeni papaz Narses’in Rusya ile ilişkiye girerek Osmanlı’yı yıkıp, topraklarını bölmek ve büyük bir pay alıp sıcak denizlere inme planı, onları heyecanlandıran boş bir hayali ayaklanmaydı.
Denediler ama başaramadılar.

Aynı şekilde bugün de elin kanlı çocuk katili PKK terör örgütü, Ermenistan’ın Osmanlı dönemindeyi hayali düşünceleriyle kendini avutur vaziyette. Aa başaramayacaklarını da çok iyi bilmekte. Bunun için, bölgede (özellikle Ortadoğu’da) ortaya çıkabilecek herhangi bir ayaklanmada o bölgeye koşmak, o bölgeden Türkiye’yi tehdit etmek için yeni sinsi planlar peşinde koşmaya çalışıyorlar.

Bunun için de bugünkü Suriye meselesinde istedikleri huzursuzluk ortamını bulduklarından, şimdiden o bölgeye kümelenmeye çalışmaktalar. Elbette Türk istihbaratı o bölgedeki gelişmeleri yakından izliyordur... Ama ne olursa olsun teröristler, Suriye’nin durumunu fırsat bilerek kendilerine yeni cepheler ve yeni yuvalanmalar açmaya çalışmaktalar.

Zaten Suriye’nin topraklarına pek yabancı olmayan eli kanlı çocuk katili terör örgütü, yeni taktikler peşinde. Baba Esad’ın yıllarca beslediği terör örgütüne hiç de yabancı olmayan oğul Esad, bu kez Türkiye’ye karşı eli kanlı örgütü desteklemeye çalışmakta. Çünkü onun da niyeti, kendi halkını bastırabilmek ve Türkiye sınırını da (aklınca) eli kanlı terör örgütüne bırakmak.

Ama planı tutmayacak, tutmaz da zaten. Çünkü Türkiye, terör örgütünün ne yapmak istediğini çok önceden bildiği için, Suriye sınırını izlemeye aldığı bir gerçek. Ayrıca, Esad sonrası Suriye’yi bölerek Kürdistan topraklarını buraya kadar genişletmek...

Sanki Türkiye, bir şey bilmeyen bir ülkemiş gibi...

Sanki Türkiye, hiçbir tahminde bulunamyormuş gibi...

Sanki Türkiye, sınırındaki terör değişikliğine onay veriyormuş gibi...

Kendi kendilerine gelin güvey olan teröristler, Esad rejiminden destek almanın Türkiye’ye bedel olacağı düşüncesiyle hareket etmekteler. Oysa Türkiye (bırakın terör örgütünü) Suriye’ye asla nefes aldırmayacak kadar askeri üstünlüğe sahip bir ülkedir. Bunu çok iyi bilmekteler.

TÜRKİYE ÜZERİNDE OYNANAN OYUNLAR AMERİKAN VE AVRUPA MÜHÜRÜNÜ TAŞIYOR...

Durum bu haldeyken sürekli Türkiye’yi oyalayan ve “demokasinin başlıklarını açın” dümeniyle sürekli Ankara’ya baskı yapan Avrupa Birliği, bugün her ne kadar “Terörü desteklemiyorum” dese de... Türkiye’nin bölünmesi için terör örgütüne destek veren eylemsizlik hareketlerini unutmamamız gerekiyor.

Teröristlerin finansman kaynaklarını hiçbir zaman kesmeyen Batı Avrupa ülkeleri, demokrasi dümeniyle bazı teröristlerin hareket alanlarını serbest bırakmalarını... Demokrasi kılıfına uydurarak emellerine kavuşmak istemelerini nasıl unutabiliriz?..

Fehriye Erdal olayını nasıl unutabiliriz?..

Aynı şekilde bugün Ortadoğu’da “Arap Baharı”nı “Demokrasi güçlenmeli” diyerek destekler görünüp aslında hiç desteklemeyen Batılılar... Ortadoğu’ya bölme eylemlerine adım adım yaklaşıyorlar. 

Bakın Mısır, halâ sancı çekmekte.

Tunus’ta yerine oturmayan şeyler var.

Libya desen tek başına bırakılmış vaziyette...

Yemen olaylarının bitmeyişi...

Bunların hepsi kendi aralarında bitmeyen ve buna bir de aşiretler kavgası eklendiğinde, içinden çıkılmaz hal alan bir bunalım ülkeleri. Hepsi de zincirleme devam eden olaylar zincirini oluşturmakta.

Bu olaylara bazı kişiler diyor ki, “Batı bunu yapıyor”. 

Biz buna inanmıyoruz. Çünkü Batı, bir yerde ortalık karışınca hemen oraya yetişir ve fitneciliğe devam eder. İstediğini de tuzağına düşürmeye çalışır. Eskiden Batı ülkeleri birbirine düşürmeye çalışırdı. Çünkü o zamanlar böylesine iletişim... Böylesine bilgi hazinesi... Böylesine internet ağıyla donatılmış dünya enlemi ve boylamı yoktu... Bugün ise, bunların aksine fırsatçılıklar o kadar sırıtıyor ki, Batı alemi artık sadece olayların hortlamasını bekleyerek menfaatini ön plana çıkartır ve bombalamayı düşünür.
Çünkü rüştünü ispata hazır olarak bölgede kimliğini kaybetmek istemez. O kimlikle de diğer Batılı ülkeleri yanında görmek ister. Tek başına o bölgede kalmayı asla düşünmez. Düşünemez. 

İşte sana devlet terörü.

İşte sana kışkırtıcı yalancı demokrasi.

Ama şu da bir gerçek ki Avrupalı, Türkiye’nin etrafında dolaşmaya bayılıyor. Hatta arayıp da bulamadığı şey. Çünkü bir tek Avrupalı Türkiye’ye uğraşmıyor. Ona binlerce kilometre uzaktan yardımcı olan Amerika da sırada. Onun yardımı zaten Pentagon’da duvarda asılı duruyor.

Bunu nereden mi çıkardık?..

Şuradan: Birkaç sene önce Genelkurmay Başkanlığı’ndan en yetkili generalimiz Amerika’ya gider. Oradan Pentagon’a ziyarette bulunur. Ama gördüğü şey onu hayrete düşürmüştür. Çünkü Pentagon’un üst düzey subayının duvarında asılı olan haritada Türkiye bölünmüş olarak durmakta.

Buna sinirlenen üst düzey askeri yetkilimiz tavrını koyar ve gereken uyarıyı yapar. 

Bu neyi gösteriyor?

Amerika da dahil Avrupa’nın hiçbir zaman Türkiye’nin dostu olmadığını... Komşularımızın hiçbirinin güçlü Türkiye’yi istemediğini... Gelişen demokrasilerde Türkiye’nin yerini almasını istemediklerini bal gibi biliyoruz.

Esas bildiğimiz ise, Ortadoğu girdabına Türkiye’yi çekmek ve olası bir mezhep çatışmalarının göbeğine Ankara’yı oturtmak. Bu, dost görünümlü emperyalist ülkelerin büyük özlemle bekledikleri şey. Ama şu da unutulmasın ki Türkiye, sınırında olası bir terör yuvalanmalarına karşı mutlaka karşı atağını yapacaktır. Eğer yapmazsa, sınırında oluşabilecek bir ikinci Kuzey Irak sembolü bizi oldukça rahatsız eder.

Bu tehlikeleri başımıza sarmak isteyen Batı’nın bugünkü dosthane yaklaşımı sakın bizi yanıltmasın. Çünkü her an yapacağımız bir hatada anında bizi yanlızlığa itecek olan Avrupa’nın ve Amerika’nın ta kendisidir. Çünkü bize verdikeri savaş uçaklarında düşmanı tanıyacak yazılımı alamıyorken... Düşman olup olmadığını anlayana kadar düşman uçağı beni görmeden uçağımı vurabiliyorken... Allah aşkına söyler misiniz, Amerika’nın neresi dost ülke?..

Bu aynı ülke ve ülkeler, Ortadoğu’da bizi haliyle yalnız bırakır ve hatta kıs kıs da gülerler. Ama biz onlara bu fırsatı vermemeliyiz. Demokratik Türkiye’nin albenisini karışık olan komşu ülkelerimize sunup Batı’nın iki yüzlülüğünü ortaya çıkarmalıyız.

Bu, o kadar da zor bir şey değil.

Asıl zor olan, ülkemiz için birleşememek. Bir birleşebilsek, inanın terörün de... Ortadoğu’nun da... Batı’nın da tozunu attırırız. Yeter ki birbirimizi dinleyelim.