Amerikali Turk

Yazarlar

Valilere Zırhlı Mercedes’ler Yerine Mehmetçiğime Zırhlı Araçlar Alsanız Olmaz Mı?..

September 19, 2012 11:45 AM

TÜRK vatandaşı her gün ana haberleri izlerken şu düşünceyle televizyonun karşısına oturuyor: “İnşallah bugün şehit haberleriyle karşılaşmayız. Artık canımıza tak dedi. Bu kadar şehidimiz törenlerle anılırken, ailelerinin acı feryatları bizi de fena halde üzmekte. Bugün ölüm haberleri almazsak kendimizi çok şanslı sayacağız...”

İşte Türkiye’de yaşayan milyonlarca insan bu düşünceyi sürekli beyninde taşıyor. Sürekli kendini dinliyor ve “Acaba bugün şehit var mı?” sorusunu dahi aklına getirmek istemiyor. Ama ne olursa olsun şehit olmayan bir tek gün geçmemeye başladı.

Türkiye’de ve dışında yaşayan, Türk bayrağına olan muazzam sevgi bağlılığıyla kendini Atatürk ve demokrasi kavramlarıyla yoğuran halkımız, bir yerde kara kara düşünmekte. Ve kendi kendine şu soruları sormaktadır:

– “Nereye gidiyoruz?..”

– “PKK terör örgütü nasıl oluyor da bu kadar rahat bir şekilde ana caddelerimize inerek biricik evlatlarımız ve canımız Mehmetçiğimize kurşun sıkabiliyor?..”

– “Güney ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimizin en kritik yerleri olan yörelerimizde teröristler neden böylesine rahat hareket edebilmekte?..”

Bu sorular bizi düşündürüyor. Çünkü alınan sonuçlar bizi bu soruları sormaya yöneltiyor. Ülkemizde demokratik yapılanmayı bir türlü hazmedemeyenlere karşı gösterilen aşırı demokratik davranış, bize göre yanlış olmaya başladı.

Bu yanlışlığın düzeltilmesi için derhal Meclisimiz toplanmalıdır. Toplanması ne bir terör örgütünün avantajınadır... Ne de terör örgütünün isteğidir... Bilakis Meclisimizin toplanması, terör örgütünü korkutmalıdır. Çünkü bu toplanmadan doğacak sonuç, eli kanı terör örgütü PKK’yı bitirme planı için alınacak adımlar olabilir ve olmalıdır da.

Ama gelin görün ki ne Meclis toplanmaktan bahsediyor ve ne de vekillerimiz bu konu üzerinde çalışmalar yapıyor. Sadece parti liderleri terör konusunda tam yetkili ve etkili bir şekilde konuşuyor ve stratejileri de onlar belirliyor.

HEPAR LİDERİNİN TECRÜBELERİNDEN NEDEN FAYDALANILMAK İSTENMEZ?..

İktidarımız elinden geleni yapmaya çalışıyor. Bunu anlayabiiliyoruz... Ama terör örgütüne yönelik bir kurtuluş planı üretenlere neden önem verilmiyor?..

Anlamak mümkün değil.

Bir defa HEPAR Genel Başkanı Osman Pamukoğlu, terör konusunda uzman bir komutanımız. Onun, sadece kağıt üzerinde fikir yürüterek terör örgütüne karşı savaşmadığını... Bilakis, dağlarda, terör örgütüne karşı savaşarak Türkiye’ye tecrübe kazandırdığını söylememiz yalan olmaz.

Ayrıca, Pamukoğlu’nun çıktığı televizyon programlarında siyasi sorunlardan... Ekonomik göstergelerden... Ve dış gelişmelerden çok... Terör örgütüne karşı “Ne yapılabilir?” sorularıyla karşılaşmıştır. Her konuda tecrübesi olan Pamukoğlu’nun haliyle terör konusundaki tecrübesi de Mehmetçik için devreye girmiş ve kurtuluş planını tek tek açıklamıştır.

Ama nedense Pamukoğlu söylediğiyle kalmış... Bir türlü “Ne yapılması gerekir”i tek tek açıkladığı halde harekete geçirtemediği devletin siyasi yapısını bizlere daha iyi yansıtmıştır.

NEDEN KANDİL’İ YOK ETMİYORSUNUZ?.. NEDEN ASKERLERİMİZİ HELİKOPTERLE TAŞIMIYORSUNUZ?..

Bize yansıyan şey, Kandil’in kandilini neden söndürmek için harekete geçemediğimiz olmuştur. Çünkü bu kadar ölüm kalım savaşı verilen bir ülkenin rahatsızlık duyduğu adres belliyken, neden o adresin yok edilmediğidir...

Türk milleti, Ordumuzun bu çapulcu takımına karşı savunmasız gibi gözükmesini kabullenemiyor.

Neden mi savunmasız?..

Anlatalım: 

Daha düne kadar bölgede sekiz valimize özel zırhlı jip alınıyor.

Neden?

Can güvenliği için.

Zaten buna bir şey diyen yok. Tabii ki alınmalı. Evet ama valilerimiz o zırhlı jiplerle görevleri gereği seyahatlerini güvenli şekilde yaparlarken... Neden Mehmetçiğimize bu tür zırhlı jipler ve ağır taşıtlar alınmaz?..

O bölgelerde bir yerlere gidecekleri zaman, neden Mehmetçiğimize helikopter(ler) tayin edilmez?..

Düşünebiliyor musunuz?..

Alınan jipler, zırhları gereği başta mayın olmak üzere birçok saldırılara karşı dayanıklı olarak yapılmış...

İnsanın aklına şu soru(lar) da geliyor:

1– Şehit yolunda, asfaltta mayın tarama aletleriyle yaya yürüyen Mehmetçiğimizin, neden bu tür jiplerle daha güvenli bir şekilde ilerlemeleri sağlanmaz?..

2– Neden aynı şeyler tekrarlanıp durulur?..

ORHAN PAMUKOĞLU’NUN FAKTÖRÜ İŞTE BURADA KARŞIMIZA ÇIKIYOR...

Bu soruları düşünürken değerli siyaset adamı Pamukoğlu’nun özetleyebileceğimiz şu konuşmaları gelmişti aklımıza: “...20 bin kişiyi 4 gruba ayıracağım... Genç generaller vereceğim... 20 bin kişiden oluşan muazzam özel ordumu o bölgeye boşalttığımı düşünün...”

Yani “Bundan neyi anlamak lazım?” derseniz, buna verilecek cevabımız şudur: Pamukoğlu, 20 bin kişilik özel ordusuyla Güney ve Güneydoğu bölgemizin şehirlerinden Kandil’e doğru kara harekatıyla sınıra doğru hareket etmeye başladığında... Ne aralarda bir boşluk oluşacak... Ne de bu boşluklardan çıkacak herhangi bir terör örgütünün elemanları yaşayacak...

Çünkü 20 bin kişilik ordunun şehir bölgesinden hareketle sınıra doğru hareket ettiğinde, önüne ne çıkıyorsa hepsini görecek... İmha edecek... Yaşam alanlarını yok edecektir...
Tabii Pamukoğlu’nun anlatımları ve savaş stratejik sanatı askeri açıdan farklı bir şekildedir. Ama nedense Pamukoğlu’nun bu stratejisini... Bölgeyi iyi tanımasını... Dağların seceresini iyi bilmesini... Karakolların stratejik yanlış konumlarını... PKK’nın siyasi yapılanmasını iyi analiz etmesini onaylamayanlar var. Oysa Pamukoğlu’nun televizyon programlarında ve basın kurumlarında çıkan röportajlarındaki ifadelerini okumamız bizlere önemli bilgiler vermiştir. Bunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Eğer “Kandil yok edilsin” diye yola çıkanlar olursa... İşte o zaman şu soruyu onlara sormak gerekir:

– “HEPAR Genel Başkanı Pamukoğlu, “20 bin kişilik özel bir orduyla Kandil’i yok etmek gerekir” derken... “Ortadoğu’da oynanan oyunlarına” dikkat çekerken... Amerikan ve İsrail oyunlarının “Türkiye’yi yıkma aşkı bitmeyecek şekilde devam ediyor” derken neredeydiniz?.. Mehmetçik için “Hayati planlar yaparken” neredeydiniz?..

Görünen odur ki, Türkiye’de siyaset manevraları partilerin ve genel başkanların politik malzemesi olmuş durumda. Bundan kurtulmak için ya “Acilen Anayasa’ya terör maddesine idam cezasını getirerek” asayişin sağlanması için bir adım atacaksınız... Ya da cumhurbaşkanının parti liderlerini derhal toplayarak acil önlemler için strart vereceksiniz... Çünkü bunlar, olması gereken acil ve önemli kararlardır.

Eğer Anayasaya ağırlaştırılmış terör yasası getirilirse, işte o zaman Mehmetçiğimizin hayati konumu daha bir korunmuş olacaktır.

Peki “Nedir o yasa?” denilirse...

Hemen açıklayalım: Örneğin Anayasa’daki terör yasası şöyle olsa fena mı olur: “Türkiye Anayasası gereği olarak herhangi bir terör örgütüne destek çıkanlar ister “milletvekili” olsun... İster “Kamuda çalışanlar” olsun... İster “sivil toplum örgütlerinde” olsun... İster “esnaf ve sanatkarlar” olsun... Kim olursa olsun dokunulmazlıkları (eğer varsa) derhal kaldırılarak gereken cezaya çarptırılacaktır...”

İşte o zaman konuşanlar konuşmalarına... Yürüyenler yürüyüşlerine... Mitinglerde halkın mallarına zarar verenler hareketlerine dikkat edeceklerdir... Yeter ki bu kararlı adım atılsın. Yok eğer atılmazsa esnafın mallarına zarar vermeleri insafsızca devam eder. Artık bunların önü alınmalıdır. Caydırıcı politikalar yasalarla derhal hayata geçirilmelidir.

ŞEHİRLERDEKİ KÜRT SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ NEDEN TERÖRE KARŞI YÜRÜYÜŞ YAPMAZLAR?..

Türkiye, Türk’üyle - Kürt’üyle barış içinde yaşamaktadır. Büyük kentlerde ve Anadolumuzun güzel şehirlerinde ticari ve esnaf olarak yaşayan ve çalışan Kürt vatandaşlarımız teröre karşı neden birlikte hareket etmezler?..

Neden, “PKK kahrol... Defol git hayatımızdan... Ben Türkiye topraklarında barış içinde hayatımı yaşıyorum. Sen her zaman olduğu gibi, bugün ve yarın da beni asla temsil etmiyorsun... Seni tanımıyoruz” demezler?..

Neden, “Mehmetçiğimiz bizim canımızdır. Onlar olmadan bizler bu topraklarda bir hiçisiz. Asla Türkiye’yi bölemeyeceksiniz... Asla kürdistan hayaliniz bu topraklarda gerçekleşmeyecek... Asla BOP planını bu topraklarda gerçekleştirmek isteyenlerin oyunlarına gelmeyeceğiz...” demezler?..

Bunu kendi kendilerine sormalılar... Eli kanlı terör örgütünün tuzağına asla düşmemeliler... Bölgede yaşayan Kürt vatandaşlarımızın PKK tehditlerine boyun eğmemeleri için... Onlara cesaret ve yapılması gerekeni hatırlatmak için... Terör örgütüne karşı tek ses  olup yürüyüş yapmalılar...

Bu, o kadar zor olmamalı...

Ne dersiniz?..