Amerikali Turk

Yazarlar

Yurtdışında Maç Seyretmek

(2 votes, average 5 from 5)
February 12, 2013 9:19 PM

Taner TekinOnsekiz senedir ABD'de yaşıyorum ve bir futbol fanatiği olarak ABD'de yaşamanın ne kadar zor olduğunu bilmenizi isterim.

 

Gurbette yaşayan futbolseverler teknolojinin son yıllardaki müthiş çıkışından eminim çok memnundurlar.

 

Onsekiz sene öncesine gidelim.
O zaman New York'ta yaşıyorum. Pazartesi günleri Brooklyn'deki Uludağ Video'nun arabası, sahibi Türk olan benzin istasyonlarına maç özetlerinin VHS kasetlerini bırakırlar.
İstasyonlar bunları bir günlüğüne Türkler'e kiralarlar.

 

Sene 1997; maç yayınlarını kısa dalga radyo ile Türkiye'nin Sesi Radyosu'ndan dinleyebiliyoruz.
Tabi o zamanlar maçlar sadece Cumartesi ve Pazar günleri oynanıyor.
Aynı anda birden fazla maç var ve yayında olmayan maçta gol olunca spikerin sesine bir neşter vuruluyor ve ana spiker "mikrofonlarımız İstanbul'da" dediği anda nefesler tutuluyor.
Çünkü bağlantı gerçekleştiği anda staddan gelecek ses ya da sessizlik çok önemli.

 

Ve DFH devri başlıyor.
Evinin çatısına çanak anten taktıranlar maçları canlı seyredebiliyor. Aman Allahım, ne büyük bir zevk.

 

Bir sonraki evremiz Digiturk ile internetten yayın.
Ne müthiş bir şey Türkiye'den canlı maç seyredebilmek, hem televizyondan hem bilgisayardan.

 

Ve bugüne geldiğimizde, artık cep telefonundan, tabletten evde, işde, yolda, her yerden canlı Süper Lig maçlarını seyredebiliyoruz.

 

İşte yurtdışında yaşayan biz futbolkoliklerin durumu böyle.

 

Türkiye'de ise artık haftada en az bir maç üç boyutlu (pardon tri dii) olarak yayın yapıyor. Ama bunları hiçbiri stadyumda maç seyretmenin yerini alamaz.

 

Türk futbolseverler, o müthiş atmosferde maç seyretmenin aslında ne kadar değerli bir şey olduğunu bilseler, belki de bu kadar kavga gürültü çıkarmadan, strese girmeden maç seyredebilirler.

 

Taner Tekin, PE, LEED AP
exp U.S. Services Inc.