Amerikali Turk

Yazarlar

Ne dersiniz?

(1 votes, average 5 from 5)
February 18, 2013 9:25 PM


Taner Tekin

Trabzonspor Fenerbahçe maçını seyrettim ve aklıma takılan soru şu oldu:

 

Hakem Bülent Yıldırım, tribünlerden atılan yabancı madde (madde yurtdışından gelmiş herhalde) yağmuruna tutulan Cristian ve Volkan'ın kulağına ne söyledi?

 

Cristian korner atmak için köşe gönderine gidiyor ve tribünlerden bir cisim atılıyor. Sanıyorum göğsüne isabet ediyor. Gerçi neresine isabet ettiği de çok önemli değil. O cisimi atan şahısın niyeti önemli olan. Acaba bu vatandaşımız, bir dilek tutup sahaya bozuk para atarsa dileğinin gerçekleşeceğini mi zannediyor. Belki de yanında oturanla iddiaya girdiler. Kim en fazla rakip takım oyuncusu vurursa kazanır.

 

Zira ilerleyen dakikalarda kaleci Volkan da yabancı cisimlerden nasibini alıyor. Volkan kale vuruşunu kullanmakta zorlanıyor. Orta hakem Bülent Yıldırm hemen müdahele ediyor. Volkan'ın yanına gidiyor ve kulağına bir şeyler söylüyor. Ne söylüyorsa Volkan ikna oluyor ve geri dönüp atışı kullanıyor.

 

fenerbahce trabzon

 

Şimdi soruyorum: "Sayın Yıldırım, o sırada atılan cisimlerden biri Volkan'ın gözüne gelse ve Allah korusun Volkan kör kalsa, bunun sorumlusu kim olur acaba? O çişimi atan mı, siz mi?" Sevgili Bülent Yıldırım, senin maçın bir futbolcunun gözünden daha mı önemli? Sen futbolcuların emniyetini sağlamakla yükümlü değil misin? Sen sahanın hatta tüm stadın tek hakimi değil misin? Nedir bu korkaklık? Neden maçı durdurmuyorsun? Neden anons yaptırmıyorsun? Fenerbahçeli futbolcuların kulağına ne söylüyorsun? "Volkancım iade et, alt tarafı kafana ufak bir cisim geldi. Bak şimdi ortalığı velveleye vermeyelim. Zaten biiyosun Trabzon seyircisi ateşli, bi de anons falan yaptırırsak hepten azarlar. Hadi sen kale atışını kullan belki bu sefer atılan cisimler isabet etmez."

 

Bir kaç lafim da Türk futbolseverlere. Bırakın Allah aşkına bu nefreti, kini. Bu nefret öyle bir raddeye gelmiş ki, maç çıkışında Trabzon seyircisine "Savaş çıktı, cepheye adam alıyorlar" desen kimse kılını kıpırdatmaz. Ama, "Şurada 100 tane Fenerli, Cimbomlu var" desen hepsi ölümüne saldırır.

 

Nasıl bu hale gelmiş bu millet? Nasıl kardeş kardeşe düşmüş? Bir insanın kendi ülke insanını sevmesi bu kadar zor mu?

 

Taner Tekin
“Tamdoksana”dan alıntıdır