Amerikali Turk

Yazarlar

Tostçu Büfesi mi, Tapas Restoranı mı?

(1 votes, average 5 from 5)
October 27, 2014 11:12 PM

Cumartesi günü Fenerbahçe-Gençlerbirliği Türkiye ligi maçı ile Real Madrid-Barcelona İspanyol ligi maçı aynı saate denk geldi. El Clasico'yu kayıt edip Fenerbahçe'nin maçını seyretmeye karar verdim.

 

Şükrü Saraçoğlu Stadı'nda tribünler yine boş. Bilet alıp gelmek zorunda kalanları ya da Pasolig uygulaması yüzünden gelmeyenleri anlıyorum da, kombinesi olanların maça gelmemesi tam anlamıyla koyu taraftarların bile futboldan soğuduğu anlamına geliyor. Bu Türk futbolunun geleceği açısından çok endişe verici.

 

Gelelim maça. Maçı bir hakem gözüyle seyrettiğim zaman, Yankaya'nın yönetiminin vasatın altında kaldığını söyleyebilirim. Hakemin vücut dili herşeyi ele verir. Özgür Yankaya, stadın dolu olmamasına ve maçın hayati bir maç olmamasına rağmen bu stadın atmosferini kaldıracak kapasitede olmadığını gösterdi. Kararlarında hep tereddüt etti, kartlarını futbolcuların isteği üzerine gösterdi, kararlarıyla maçın önüne çıktı. Pozisyonları iyi süzemedi. İlk penaltıda, Kadlec'e yapılan harekete veremediği kırmızı kartın etkisinde kaldı. Alper'e gösterdiği sarı kartta ise ilk penaltının etkisinde kaldı. Bir hakem için en tehlikeli şey, maç içinde verdiği ve veremediği kararların bir sonraki karara etki etmesi. Hakem hata yapabilir, ama bu hatalar konsantrasyonunu azaltmamalı, maçın geri kalan bölümünde bu hataları bir bilgisayar gibi hafızasından silebilmeli. Alper'e gösterdiği sarı kart, hiç futbol oynamadığının bir işareti. Gençlerbirliği futbolcusunun kendi ceza sahası içinde topun üstüne yatıp, topu kendi vücuduyla zemin arasında sıkıştırması Fenerbahçe lehine endirekt serbest vuruş olmalıydı.

 

Bu maç bitti, geçtik El Clasico'ya. Sanki tostçu büfesinden çıktık lüks bir Tapas Restorana girdik. Bernabau hınca hınç dolu, iki takım da yıldızlar topluluğu. Maç başladı ve gözlerimiz bayram yaptı. 30 yaşındaki İspanyol hakem Gil Manzano tıklım tıklım dolu tribünler önünde dev bir maç yönetti. Gözünüzün önüne getirebiliyor musunuz? 30 yaşındaki bir hakemi MHK bir derbide görevlendirecek. İki takım da o hakemi çiğ çiğ yer, basın ertesi gün hakemi ve MHK'yı yerin dibine sokar, adamcağız ertesi gün bırak işine gitmeyi sokağa bile çıkamaz. Manzano, hiç tereddütsüz hem Messi'ye hem Neymar'a sarı kartı çaktı, maçın kontrolünü hep elinde tuttu.

Maalesef Türk futbolu her geçen gün geriye gidiyor ve biz, yurtdışında yaşayan Türkler olarak bundan çok üzüntü duyuyoruz.

Taner Tekin