Reklam

ABD’nin farklı kentlerinde yaşayan CHP gönüllüleri ve Türkiye’deki siyasi süreci yakından takip eden vatandaşlar, CHP kurultayına ilişkin verilen “mutlak butlan” kararına tepki göstermek amacıyla sokaklara çıktı. Chicago, Los Angeles, Washington DC, New York, Boston ve Miami’de düzenlenen eş zamanlı protestolarda katılımcılar Türk bayrakları taşıdı, demokrasi ve millet iradesi vurgusu yapan pankartlar açtı. Organizasyonu düzenleyen gruplar, yapılan açıklamalarda yaşanan sürecin yalnızca CHP’nin değil, Türkiye’deki demokratik düzenin geleceğini ilgilendirdiğini savundu. Protestolarda sık sık “Demokrasi için”, “Sessiz kalma sesini duyur”, “Birlikte daha güçlüyüz” ve “Bu daha başlangıç, mücadeleye devam” sloganları atıldı. Washington DC’de AKP temsilciliği önünde toplanan vatandaşlar adına yapılan konuşmalarda, seçilmiş makamların yargı kararlarıyla şekillendirilmesinin halkın sandıkta ortaya koyduğu iradeyi zedelediği ifade edildi. Açıklamalarda, “Bugün CHP’ye yapılan yarın başka bir siyasi partiye de yapılabilir” mesajı verilerek tüm kesimlerin demokrasiye sahip çıkması gerektiği belirtildi. New York’taki Union Square buluşmasında ise katılımcılar, Türkiye’de yaşanan gelişmeleri endişeyle takip ettiklerini dile getirirken, bazı vatandaşlar gözyaşları içinde açıklamaları dinledi. Protestocular, sürecin bir parti tartışmasının ötesinde temel demokratik haklarla ilgili olduğunu savundu. Kaynak : @serrakaracam

Instagram'da Gör

ABD’nin farklı kentlerinde yaşayan CHP gönüllüleri ve Türkiye’deki siyasi süreci yakından takip eden vatandaşlar, CHP kurultayına ilişkin verilen “mutlak butlan” kararına tepki göstermek amacıyla sokaklara çıktı. Chicago, Los Angeles, Washington DC, New York, Boston ve Miami’de düzenlenen eş zamanlı protestolarda katılımcılar Türk bayrakları taşıdı, demokrasi ve millet iradesi vurgusu yapan pankartlar açtı. Organizasyonu düzenleyen gruplar, yapılan açıklamalarda yaşanan sürecin yalnızca CHP’nin değil, Türkiye’deki demokratik düzenin geleceğini ilgilendirdiğini savundu. Protestolarda sık sık “Demokrasi için”, “Sessiz kalma sesini duyur”, “Birlikte daha güçlüyüz” ve “Bu daha başlangıç, mücadeleye devam” sloganları atıldı. Washington DC’de AKP temsilciliği önünde toplanan vatandaşlar adına yapılan konuşmalarda, seçilmiş makamların yargı kararlarıyla şekillendirilmesinin halkın sandıkta ortaya koyduğu iradeyi zedelediği ifade edildi. Açıklamalarda, “Bugün CHP’ye yapılan yarın başka bir siyasi partiye de yapılabilir” mesajı verilerek tüm kesimlerin demokrasiye sahip çıkması gerektiği belirtildi. New York’taki Union Square buluşmasında ise katılımcılar, Türkiye’de yaşanan gelişmeleri endişeyle takip ettiklerini dile getirirken, bazı vatandaşlar gözyaşları içinde açıklamaları dinledi. Protestocular, sürecin bir parti tartışmasının ötesinde temel demokratik haklarla ilgili olduğunu savundu. Kaynak : @serrakaracam

Diğer Haberler

Katolik dünyasının ruhani lideri Papa Leo XIV, papalığının ilk büyük teolojik metni olan “Magnifica Humanitas” adlı genelgesinde yapay zekâ konusunda dikkat çeken uyarılarda bulundu.

Chicago doğumlu ilk Amerikalı Papa olan Leo XIV, yapay zekânın özellikle savaş teknolojilerinde kullanılmasının “çok sıkı etik kurallara” bağlanması gerektiğini söyledi.

Papa, kontrolsüz teknolojik gelişimin insanı “bir sistemin dişlisine” dönüştürebileceğini savunurken, yapay zekânın sadece birkaç özel şirketin kontrolünde olmaması gerektiğini vurguladı.

43 bin kelimelik metinde, İncil’deki “Babil Kulesi” hikâyesine de atıfta bulunan Papa Leo XIV, insanlığın bugün benzer bir güç ve kontrol arayışıyla karşı karşıya olduğunu ifade etti.

Yapay zekâ şirketi Anthropic’in kurucularından Christopher Olah’ın da katıldığı Vatikan’daki tanıtım toplantısında Papa, “Teknolojiye evet ya da hayır demek değil, Babil’i mi yoksa Kudüs’ü mü inşa edeceğimize karar vermek gerekiyor” dedi.

Papa ayrıca “transhümanizm” ve insan ile makine arasındaki sınırların bulanıklaşmasını savunan “posthümanizm” akımlarını da eleştirdi.

Katolik dünyasının ruhani lideri Papa Leo XIV, papalığının ilk büyük teolojik metni olan “Magnifica Humanitas” adlı genelgesinde yapay zekâ konusunda dikkat çeken uyarılarda bulundu. Chicago doğumlu ilk Amerikalı Papa olan Leo XIV, yapay zekânın özellikle savaş teknolojilerinde kullanılmasının “çok sıkı etik kurallara” bağlanması gerektiğini söyledi. Papa, kontrolsüz teknolojik gelişimin insanı “bir sistemin dişlisine” dönüştürebileceğini savunurken, yapay zekânın sadece birkaç özel şirketin kontrolünde olmaması gerektiğini vurguladı. 43 bin kelimelik metinde, İncil’deki “Babil Kulesi” hikâyesine de atıfta bulunan Papa Leo XIV, insanlığın bugün benzer bir güç ve kontrol arayışıyla karşı karşıya olduğunu ifade etti. Yapay zekâ şirketi Anthropic’in kurucularından Christopher Olah’ın da katıldığı Vatikan’daki tanıtım toplantısında Papa, “Teknolojiye evet ya da hayır demek değil, Babil’i mi yoksa Kudüs’ü mü inşa edeceğimize karar vermek gerekiyor” dedi. Papa ayrıca “transhümanizm” ve insan ile makine arasındaki sınırların bulanıklaşmasını savunan “posthümanizm” akımlarını da eleştirdi.

Amerika’daki Türk gençlerinin başarı hikâyelerine bir yenisi daha eklendi.

Gülse Kayra Oğuz @kyraogz , New York University bünyesindeki NYU Tandon School of Engineering Kimya ve Biyomoleküler Mühendisliği bölümünden lisans derecesiyle mezun oldu.

2026 mezuniyet döneminde bölümündeki sayılı Türk öğrenciler arasında yer alan Oğuz, aynı zamanda kendi bölümündeki tek Türk öğrenci olarak dikkat çekti.

Akademik başarısıyla öne çıkan başarılı mezun, biyokimya ve yaşam bilimleri alanlarında üstün performans gösteren öğrencilere verilen “Albert E. Sobel Award” ödülüne layık görüldü.

Mühendislik etiği ve mesleki sorumluluğu simgeleyen Engineering Ring Ceremony’ye de katılan Gülse Kayra Oğuz, Amerika’daki Türk gençliğini ve Türk kadınlarını mühendislik alanında temsil etmekten gurur duyduğunu ifade etti.

Gülse Kayra Oğuz’u bu önemli başarısından dolayı tebrik ediyor, eğitim ve kariyer hayatında başarılarının devamını diliyoruz.

Amerika’daki Türk gençlerinin başarı hikâyelerine bir yenisi daha eklendi. Gülse Kayra Oğuz @kyraogz , New York University bünyesindeki NYU Tandon School of Engineering Kimya ve Biyomoleküler Mühendisliği bölümünden lisans derecesiyle mezun oldu. 2026 mezuniyet döneminde bölümündeki sayılı Türk öğrenciler arasında yer alan Oğuz, aynı zamanda kendi bölümündeki tek Türk öğrenci olarak dikkat çekti. Akademik başarısıyla öne çıkan başarılı mezun, biyokimya ve yaşam bilimleri alanlarında üstün performans gösteren öğrencilere verilen “Albert E. Sobel Award” ödülüne layık görüldü. Mühendislik etiği ve mesleki sorumluluğu simgeleyen Engineering Ring Ceremony’ye de katılan Gülse Kayra Oğuz, Amerika’daki Türk gençliğini ve Türk kadınlarını mühendislik alanında temsil etmekten gurur duyduğunu ifade etti. Gülse Kayra Oğuz’u bu önemli başarısından dolayı tebrik ediyor, eğitim ve kariyer hayatında başarılarının devamını diliyoruz.